|
Tweet |
Abdulkadir Durmaz, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:
“Başbağlar’da yaşananlar, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde nadir görülen büyüklükte bir sivil kayıptır. Katliamın arka planının, faillerinin ve olaya ilişkin sorumluluk zincirinin bugüne kadar tam anlamıyla ortaya konulamamış olması, sadece mağdur aileleri değil, toplumun tüm kesimleri açısından ciddi bir adalet arayışı doğurmuştur.”
“Siyasi Değil Vicdani Bir Mesele”
Durmaz, katliamın siyasal polemiklerin ötesinde, hukuki ve insani bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:
“Başbağlar Katliamı, herhangi bir partinin ya da grubun meselesi değildir. Bu olay, doğrudan toplumsal hafızamıza yazılmış bir kırılmadır. O gece yaşananlar; adalet, güvenlik ve barış perspektifinden çok yönlü şekilde ele alınmalı ve objektif bir tutumla incelenmelidir.”
“Toplumun Ortak Hafızasında Yer Etmiş Bu Tür Olaylar Unutulmamalıdır”
Açıklamasının devamında, geçmişte yaşanan tüm sivil kayıpların kolektif hafızada eşit biçimde yer bulmasının, gelecek kuşaklar için barışçıl bir toplumsal yapı inşasına katkı sağlayacağını belirten Durmaz, şunları söyledi:
“Bu ülkede yaşanmış tüm acılar, hangi kesime ait olursa olsun, ortak bir insani sorumlulukla anılmalıdır. Başbağlar ve benzeri olaylar, istismardan uzak bir dil ve adil bir yaklaşımla değerlendirilmelidir.”
Abdulkadir Durmaz açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı:
“5 Temmuz 1993’te Başbağlar köyünde hayatını kaybeden 33 vatandaşımızı rahmetle anıyor, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Bu tür acı olayların tekrarlanmaması adına gerçeklerin ortaya çıkarılması ve adaletin gecikmeden sağlanması en temel beklentimizdir.”
Abdulkadir Durmaz, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:
“Başbağlar’da yaşananlar, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde nadir görülen büyüklükte bir sivil kayıptır. Katliamın arka planının, faillerinin ve olaya ilişkin sorumluluk zincirinin bugüne kadar tam anlamıyla ortaya konulamamış olması, sadece mağdur aileleri değil, toplumun tüm kesimleri açısından ciddi bir adalet arayışı doğurmuştur.”
“Siyasi Değil Vicdani Bir Mesele”
Durmaz, katliamın siyasal polemiklerin ötesinde, hukuki ve insani bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:
“Başbağlar Katliamı, herhangi bir partinin ya da grubun meselesi değildir. Bu olay, doğrudan toplumsal hafızamıza yazılmış bir kırılmadır. O gece yaşananlar; adalet, güvenlik ve barış perspektifinden çok yönlü şekilde ele alınmalı ve objektif bir tutumla incelenmelidir.”
“Toplumun Ortak Hafızasında Yer Etmiş Bu Tür Olaylar Unutulmamalıdır”
Açıklamasının devamında, geçmişte yaşanan tüm sivil kayıpların kolektif hafızada eşit biçimde yer bulmasının, gelecek kuşaklar için barışçıl bir toplumsal yapı inşasına katkı sağlayacağını belirten Durmaz, şunları söyledi:
“Bu ülkede yaşanmış tüm acılar, hangi kesime ait olursa olsun, ortak bir insani sorumlulukla anılmalıdır. Başbağlar ve benzeri olaylar, istismardan uzak bir dil ve adil bir yaklaşımla değerlendirilmelidir.”
Abdulkadir Durmaz açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı:
“5 Temmuz 1993’te Başbağlar köyünde hayatını kaybeden 33 vatandaşımızı rahmetle anıyor, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Bu tür acı olayların tekrarlanmaması adına gerçeklerin ortaya çıkarılması ve adaletin gecikmeden sağlanması en temel beklentimizdir.”