|
Tweet |
TURİZM KENTİNİN BEDELİNİ ALANYALI ÖDEMEMELİ
Alanya’nın turizm hareketliliğinin şehir ekonomisine önemli katkılar sunduğunu belirten Güneri, buna karşılık turizm bölgesi olmanın oluşturduğu yüksek yaşam maliyetlerinin kentte sürekli yaşayan vatandaşlar açısından ciddi bir yük haline gelmemesi gerektiğini ifade etti.
Güneri şunları söyledi:
“Alanya’nın turizmden kazanmasını elbette istiyoruz. Otellerimiz dolsun, esnafımız kazansın, şehrimize daha fazla ziyaretçi gelsin. Ancak bu hareketliliğin oluşturduğu yüksek fiyatların bedelini burada 12 ay yaşayan vatandaşımız ödememelidir. Alanyalı kendi memleketinde geçinemez hale geliyorsa ekonomik dengeyi yeniden düşünmek zorundayız.”
KİRA AİLE BÜTÇESİNİ YUTMAMALI
Alanya’da çalışanların ve dar gelirli ailelerin karşı karşıya kaldığı en önemli giderlerden birinin barınma olduğunu belirten Güneri, konut ve kira meselesinin yalnızca turizm sezonlarında değil yıl boyunca ele alınması gerektiğini söyledi.
“Bir çalışan maaşını aldığında daha cebine koymadan büyük bölümünü kiraya ayırıyorsa geriye mutfak, elektrik, su, ulaşım ve çocukların ihtiyaçları için ne kalıyor? İnsanlarımız gelirlerinin neredeyse tamamını zorunlu giderlere ayırarak yaşamamalıdır. Barınma temel bir ihtiyaçtır, lüks değildir.”
PAZAR ÇANTASI KÜÇÜLÜYORSA EKONOMİDE SORUN VARDIR
Hayat pahalılığının vatandaş tarafından en açık biçimde pazar ve market alışverişinde hissedildiğini belirten Güneri, ailelerin satın alma gücünün korunması gerektiğini vurguladı.
Güneri, “Vatandaşımız ekonomiyi açıklanan tablolardan önce market kasasında ve pazar tezgâhında görüyor. Bir aile aynı parayla geçen yıl doldurduğu fileyi bugün dolduramıyorsa, temel ihtiyaçlarını almak için kredi kartına yükleniyorsa burada ciddi bir geçim sorunu vardır” dedi.
TURİZM ÇALIŞANI BU ŞEHİRDE YAŞAYABİLMELİ
Alanya turizmini ayakta tutan çalışanların kentte barınabilmesinin sektörün sürdürülebilirliği açısından da önemli olduğunu ifade eden Güneri, yaşam maliyetlerinin yükselmesinin nitelikli iş gücünün şehirden uzaklaşmasına yol açabileceğine dikkat çekti.
“Otelde, restoranda, kafede, ulaşımda ve turizmin diğer alanlarında çalışan insanlarımız Alanya’nın ekonomik çarkını döndürüyor. Ancak çalışan kazandığı ücretle burada barınamıyorsa uzun vadede turizm sektörü de bundan zarar görür. Çalışanın Alanya’da insanca yaşayabileceği şartları oluşturmak turizmin geleceğinin de meselesidir.”
“ALANYA SADECE TURİSTİN DEĞİL ALANYALININ DA ŞEHRİDİR”
Adalet Partisi olarak ekonomik politikaların vatandaşın günlük hayatındaki karşılığı üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Şükrü Güneri, sözlerini şöyle tamamladı:
“Alanya’nın marka değerini yükseltirken burada yaşayan insanımızın yaşam kalitesini de yükseltmek zorundayız. Emeklimiz pazara rahat çıkabilmeli, çalışanımız kirasını ödeyebilmeli, esnafımız ayakta kalabilmeli, gençlerimiz kendi şehirlerinde gelecek kurabilmelidir. Turistin mutlu ayrıldığı ama Alanyalının geçinemediği bir ekonomik düzen sürdürülebilir değildir. Alanya sadece turistin değil, Alanyalının da şehridir. Alanya’da yaşamak lüks olmamalıdır.”