![]() |
Tweet |
Ağca, Türkiye'nin uzun yıllardır mücadele ettiği terör sorununun, yalnızca örgütlerin değil, örgütlere zemin hazırlayan sosyal, ekonomik ve siyasi bozulmaların da bertaraf edilmesiyle çözülebileceğini ifade etti. “Sahte diplomalarla, çifte standartlarla ve keyfi yönetimlerle şekillenmiş bir devlet yapısında ne adalet kök salabilir ne de terörle kalıcı mücadele sağlanabilir” ifadelerini kullandı.
“Silahların Susması Yetmez, Devletin İtibarının da Onarılması Gerekiyor”
Komisyonun, sadece silah bırakmayı değil; halkın devlete olan güveninin yeniden inşasını da hedeflemesi gerektiğini belirten Ağca, “İhanetle arasına net mesafe koymayan hiçbir yapı, halkın vicdanında meşruiyet bulamaz. Bu süreç, Türkiye’nin hem iç barışını tesis edecek hem de bölgesel olarak daha güçlü bir duruş sergilemesini sağlayacaktır” dedi.
Adem Ağca, komisyonun teşekkül biçimine ilişkin bazı tereddütlerin kamuoyunda haklı şekilde dile getirildiğini belirterek, “Komisyonun adı ne kadar kapsayıcıysa, icraatı da o denli adil ve kararlı olmalıdır. Aksi takdirde bu süreç, milletimizin gözünde yeni bir oyalama hamlesi olarak kalır” şeklinde konuştu.
“Erken Seçim, Milletin Sesini Duyurması İçin En Doğru Zemin”
Sayın Fatih Erbakan’ın dile getirdiği üzere erken seçimin bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Ağca, “Türkiye, derinleşen ekonomik krize, dış politikadaki savrulmalara ve yargı sistemine duyulan güvensizliğe daha fazla tahammül edemez. Milletin yeniden söz sahibi olacağı bir seçim ortamı, ülke adına hayırlı neticeler doğuracaktır” açıklamasında bulundu.
Ağca, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Terörle mücadelenin kararlılıkla yürütüldüğü bir zeminde, kamu kurumlarında liyakatin esas alındığı, milletin değerlerine saygılı bir yönetime geçiş için biz hazırız. Yeter ki bu komisyon, geçmişteki çözüm arayışlarının hatalarına düşmeden, milletin hassasiyetlerini esas alsın.”