|
Tweet |
Turaç, Iğdır’ın verimli topraklarına rağmen üreticinin ayakta kalmakta zorlandığını vurguladı:
“Pamuktan sebzeye, kayısıdan elmaya kadar birçok ürünümüz tarlada değer bulmuyor. Çiftçi üretirken sürekli borçlanıyor; mazota, gübreye, ilaca gelen zamlar belini büküyor. Oysa bu topraklar doğru politikalarla Türkiye’yi doyuracak kapasitede.”
“Ürün Ucuz, Raf Pahalı”
Üretici ile tüketici arasındaki büyük uçuruma dikkat çeken Turaç, şunları söyledi:
“Tarlada 5 liraya alınan kayısı, markette 20 liraya satılıyor. Patates ve soğanda da tablo aynı. Çiftçi maliyetini çıkaramazken, tüketici de fahiş fiyatlarla karşı karşıya bırakılıyor. Bu çarpık düzenin kazananı yalnızca aracılar ve stokçular oluyor.”
Turaç, tarımsal desteklerin amacına hizmet etmediğini belirtti:
“Bugün çiftçiye verilen destekler, girdi maliyetlerinin çok küçük bir bölümünü karşılıyor. Gerçekte üreticiyi rahatlatması gereken bu kaynaklar, tohum ve gübre tekellerinin kasasına gidiyor. Çiftçi borcunu kapatamıyor, gençler köyünü terk ediyor.”
Anahtar Parti’nin Önerisi: Üretim ve Paylaşımda Adalet
Anahtar Parti’nin çözüm yolunu açıklayan İl Başkanı Adem Turaç şu ifadeleri kullandı:
Çiftçi ve devlet ortaklığıyla kooperatif modeli kurulacak.
Ürün, aracıya değil doğrudan halka ulaştırılacak.
Çiftçi emeğinin karşılığını alacak, tüketici makul fiyata gıdaya erişecek.
Iğdır’ın tarım potansiyeli ülke ekonomisine kazandırılacak.
“Çiftçi Ayakta Kalmazsa, Türkiye Ayakta Kalamaz”
Turaç, sözlerini şu cümleyle tamamladı:
“Bugün Iğdır’da kayısı üreticisi, pamuk üreticisi, sebze üreticisi kan ağlıyor. Eğer çiftçi ayakta kalmazsa, Türkiye’nin geleceği de ayakta kalamaz. Anahtar Parti, üreticinin emeğini savunacak, tüketiciyi koruyacak. Bizim vizyonumuz nettir: Üretenin de tüketenin de yüzünü güldürmek.”