![]() |
Tweet |
Adil Türkiye Partisi İzmir İl Başkan Yardımcısı Adil Özkan, Türkiye gündemini sarsan sahte diploma iddialarına sert tepki gösterdi. Özkan, diplomaların sadece bir kâğıt değil, milyonlarca insanın alın teri ve emeği olduğunu vurguladı.
“Adaletin Temelini Dinamitliyorlar”
Sahte diplomayla devlet kademelerinde görev alanların sadece bireysel suç işlemediğini, adalet duygusunu da yerle bir ettiğini belirten Özkan, “Adaleti temsil eden kurumlarda sahtekârlar barınıyorsa, orada devlet çürüyor demektir” ifadelerini kullandı.
Gençlerin Umudu Kırılıyor
Yıllarca dirsek çürütüp diplomalarını hak eden gençlerin umudunun kırıldığını söyleyen Adil Özkan, “Bu ülkede milyonlarca gencimiz sabahlara kadar ders çalışırken, birileri masa başında sahte belge düzenleyip makamlara oturuyor. Bu adaletsizliğe sessiz kalmak ihanettir” dedi.
Denetim Mekanizmaları Neden Çalışmıyor?
Kurumların bu tür sahtekârlıkları tespit edememesine tepki gösteren Özkan, “Diploma gibi temel bir belgeyi bile doğrulamayan sistemde başka hangi zaaflar var? Kamu yönetimi keyfi uygulamaların arka bahçesi değildir” diyerek denetim eksikliklerine dikkat çekti.
“Liyakatsizlik Devletin Sonunu Getirir”
Adil Özkan, açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı: “Liyakat yıkılırsa devlet yıkılır. Sahte diplomalı yöneticiler sadece kurumları değil, halkın devlete olan güvenini de çökertir. Buna asla izin vermeyeceğiz.”
“Devlet, E-İmza Sürecinde Vatandaşını da Korumalıdır”
Adil Özkan, sahte belgelerin yaygınlaşması ve dijital kimlik süreçlerindeki güvenlik açıklarına da dikkat çekerek şunları söyledi:
“Devlet, kendini koruduğu kadar vatandaşını da korumakla yükümlüdür. Bugün e-imza ve e-tebligat gibi sistemler vatandaşa zorunlu hale geliyor, ancak bu hizmetler özel şirketler eliyle yürütülüyor. Vatandaşlar güvenlik garantisi olmadan, ciddi ücretler ödeyerek bu işlemleri yapmak zorunda kalıyor. E-imza üreten şirketlerin kişisel verileri nasıl sakladığı, imzaları başkalarına satmayacağı neyle garanti edilecek? Başımıza bir şey gelse, kamu kurumları sorumluluk kabul etmiyor. Bu sistemde güvenliği devlet sağlamak zorundadır. Tedbir almak hayati bir zorunluluktur.”