|
Tweet |
Sağlam, özellikle kademeler arası geçişte uygulanan sınavların öğrenciler üzerindeki ağır psikolojik baskıya ve adaletsizliklere dikkat çekerek, “Sadece çoktan seçmeli sınavlarla yetenek ölçmek neredeyse imkânsızdır. 16 milyona yakın öğrencimizi, tüm eğitim sürecini takip eden, yeteneklerini belirleyen süreç temelli bir değerlendirme sistemiyle desteklemeliyiz” dedi.
Erken Yaşta Eğitim ve Beslenme Desteği
Ahmet Sağlam, fırsat eşitliğinin sağlanması için dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukların 3 yaşından itibaren okul öncesi eğitime dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. “Beslenme yetersizliği, zihinsel ve fiziksel gelişimi doğrudan etkiler. İlkokullarda iki öğün, liselerde en az bir öğünün devlet tarafından karşılanması gerekir” diyen Sağlam, Türkiye’nin okul öncesi okullaşma oranının OECD ortalamasının gerisinde olduğuna dikkat çekti.
Okullar Arası Performans Farklılıkları Azaltılmalı
Sağlam, adrese dayalı yerleştirme sisteminin mevcut haliyle fırsat eşitsizliğini beslediğini ifade ederek, “Okullar arasındaki kalite farkları kapanmadıkça sınavsız sistem adalet getirmez, aksine eşitsizliği derinleştirir. İyi öğretmenler dezavantajlı bölgelerde de görev almalı” şeklinde konuştu.
Akran Zorbalığına Sıfır Tolerans
Toplumda artan şiddet eğiliminin okullara da yansıdığına dikkat çeken Ahmet Sağlam, beş öğrenciden dördünün akran zorbalığına maruz kaldığını belirtti. “Her okulda pedagoji eğitimi almış güvenlik personeli bulunmalı. Zorbalık yapan öğrenciler hem rehabilite edilmeli hem de mağdurlarla aynı ortamda tutulmamalıdır” dedi.
Dijitalleşme ve Hibrit Eğitim
Fatih Projesi gibi dijitalleşme adımlarının veri analizi yapılmadan hayata geçirildiğini, bu nedenle kalıcı sonuç alınamadığını söyleyen Sağlam, “Pandemi bize yüz yüze eğitimin vazgeçilmez olduğunu gösterdi. Hibrit eğitim modelinde dijital imkanlardan faydalanmalı, ancak öğrenciler arasındaki sosyal etkileşimi asla kaybetmemeliyiz” ifadelerini kullandı.
Ahmet Sağlam, konuşmasını “Çocuklarımız için atılacak her adım, ülkenin geleceğine yapılan en büyük yatırımdır. Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmadan hiçbir reform kalıcı başarı getiremez” sözleriyle tamamladı.