|
Tweet |
Pele, “28 Şubat, görünürde ‘post-modern’ olarak tanımlansa da sonuçları itibarıyla son derece ağır ve derin izler bırakmış bir müdahale dönemidir. En büyük bedeli ise sessiz çoğunluk ödemiştir” ifadelerini kullandı.
İnanç, Eğitim ve Özgürlük Alanlarına Müdahale
Açıklamasında özellikle eğitim hayatında yaşanan mağduriyetlere dikkat çeken Pele, gençlerin gelecek planlarının kesintiye uğratıldığını, kamusal alanda inanç özgürlüğünün sınırlandırıldığını ve toplumsal kutuplaşmanın derinleştirildiğini söyledi.
“Hiçbir güç, milletin değerleri üzerinde vesayet kuramaz. Devlet, milletine mesafe koyan değil; milletinin hukukunu koruyan bir anlayışla yönetilmelidir” dedi.
Muhsin Yazıcıoğlu’nun Kararlı Tavrı
Ahmet Sami Pele, 28 Şubat sürecinde merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun sergilediği tavrın, demokrasi tarihine onurlu bir duruş olarak geçtiğini vurguladı.
Yazıcıoğlu’nun, millet iradesini her şartta savunan bir siyaset anlayışını temsil ettiğini belirten Pele, Büyük Birlik Partisi’nin bugün de aynı ilkeler doğrultusunda siyaset yaptığını ifade etti.
Demokrasi Bilinci Geleceğe Taşınmalıdır
Pele, 28 Şubat’ın unutulmaması gerektiğini belirterek, “Geçmişte yaşanan her antidemokratik müdahale, gelecekte daha güçlü bir demokrasi inşa etme sorumluluğunu bizlere yüklemektedir” dedi.
Toplumsal hafızanın canlı tutulmasının önemine değinen Pele, demokrasi kültürünün ancak bilinçli ve kararlı bir duruşla korunabileceğini ifade etti.
“Milletin Üstünde Güç Yoktur”
Açıklamasının sonunda Ahmet Sami Pele şu ifadeleri kullandı:
“28 Şubat, milletin vicdanında hükmünü kaybetmiştir. Bu ülkede söz de karar da milletindir. Demokrasiyi zayıflatmaya yönelik her girişimin karşısında durmaya devam edeceğiz. Rabbim bir daha milletimize benzer süreçler yaşatmasın.”