|
Tweet |
Yusuf Furan, açıklamasında sözün değil duruşun kıymetli olduğu bir eşiğe gelindiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“İnsanların diri diri enkaz altına gömüldüğü bir coğrafyada hâlâ denge, hâlâ dış ticaret konuşuyorsak; biz sadece Gazze’ye değil, insanlığa da sırt dönüyoruz demektir. Bu saatten sonra konuşmak değil, açık ve net tavır koymak sorumluluktur.”
“Mazluma Uzak, Hesaba Yakınız”
Ahmetli’nin köylerinden, mahallelerinden yükselen vicdanın, ekranlara yansıyan açıklamalardan çok daha gerçek olduğunu belirten Furan, şunları söyledi:
“Bu halk televizyonlarda ticaret açıklamaları değil, vicdan görmek istiyor. Biz burada komşusunun sofrasını paylaşan bir halkız. Gazze’de ekmeksiz kalan bir çocuğa sırt dönen hiçbir siyaset meşru değildir. Unutulmasın: Mazluma uzak olan, yarın hesaba en yakın olandır.”
Furan, yardım faaliyetlerinin değerini inkâr etmeden, meseleyi sadece yardım düzeyine indirgemeyi reddederek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Yardım tırı göndermek, elbette insanidir. Ama bizim tarihimiz yalnızca yardım eden değil, zalimin karşısında duran bir milletin tarihidir. Bugün Gazze’ye gönderilen koliler değil, gönderilemeyen net tavırlar sorgulanıyor.”
Açıklamasının sonunda Yusuf Furan, çağrısını sadece siyasi muhataplara değil, tüm topluma yönelterek şu sözlerle tamamladı:
“Gazze bugün bizim suskunluğumuzu ölçüyor. Bu sınavdan geçmek sadece hükümetlerin değil, hepimizin meselesidir. Biz orada kaybedilen her canla birlikte biraz daha eksiliyoruz. Ve bu eksilmeyi onarmanın tek yolu, haysiyetli bir duruş sergilemektir. Artık yetmiyor konuşmak; artık gereklidir direnmek.”