Anahtar Parti (A Parti) Şanlıurfa İl Başkanı Metin Baydar, Türkiye’nin farklı bölgelerinde peş peşe meydana gelen orman ve arazi yangınlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, yangın meselesinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda stratejik, ekonomik ve sosyal boyutları olan ulusal bir güvenlik sorunu haline geldiğini belirtti.
Baydar, iklim değişikliği, artan sıcaklıklar, kuraklık ve insan kaynaklı ihmallerin riskleri katladığını ifade ederek, “Yangınlar yalnızca ağaçları değil; ekosistemleri, gıda güvenliğini, su kaynaklarını ve hatta yerleşim alanlarının güvenliğini tehdit ediyor. Bu nedenle yangınla mücadele, sadece yaz aylarında başlatılan bir kampanya değil, yıl boyu süren çok yönlü bir strateji olmalıdır” dedi.
“Şanlıurfa, Tarımsal Alanlarıyla Risk Altında”
Metin Baydar, Şanlıurfa’nın geniş tarım arazileri, zengin biyoçeşitliliği ve kırsal yerleşim yoğunluğu ile yangın riski açısından kritik bir bölgede yer aldığını hatırlatarak, özellikle anız yangınlarının önlenmesi için caydırıcı adımların hızla atılması gerektiğini söyledi. “Anız yangınları, toprağın verimliliğini düşürmekle kalmıyor; rüzgârın etkisiyle ormanlık alanlara, meralara ve hatta sınır illerimize kadar ulaşabiliyor” ifadelerini kullandı.
“Önleyici ve Teknoloji Destekli Yaklaşım”
Baydar, yangınlarla mücadelede önleyici adımların hayati olduğunu belirterek üç temel öneri sundu:
1. Bölgesel Yangın Risk Analizi: Şanlıurfa ve çevresinde yüksek riskli bölgelerin haritalandırılarak öncelikli müdahale planlarının hazırlanması.
2. Teknoloji Entegrasyonu: Dronlar, termal kameralar ve sensörlü izleme sistemleriyle yangın tespit ve ihbar sürelerinin minimuma indirilmesi.
3. Toplumsal Katılım: Köy ve mahalle bazında gönüllü yangın timlerinin kurulması, vatandaşlara yangın önleme ve ilk müdahale eğitimi verilmesi.
“Yangınlarla Mücadelede Ortak Akıl”
Metin Baydar, yangın meselesinin tek bir kurumun sorumluluğunda ele alınamayacağını belirterek, devlet kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların ortak bir platformda buluşması gerektiğini söyledi. Baydar, “Doğamız, toprağımız ve suyumuz, üzerinde yaşadığımız coğrafyanın geleceğidir. Onları korumak, sadece bugünün değil, yarının da güvenliğini sağlamak demektir” diyerek açıklamasını tamamladı.