|
Tweet |
YURT DIŞINDA ÇALIŞAN SAĞLIKLI ÇALIŞIYOR
Pınarbaşı, gelişmiş ülkelerde insanların ileri yaşlara kadar çalışabildiğini ancak bunu sağlıklı bir bedenle sürdürdüğünü ifade ederek, “Bel fıtığı, omurga eğriliği, diz romatizması gibi sorunlar çalışma hayatını erken yaşta bitiriyor. Sağlıklı bir toplum üretken bir toplumdur. Biz bunu her platformda dile getiriyoruz” dedi.
SAĞLIK TURİZMİ SADECE ESTETİK DEĞİL
Sağlık turizmi denildiğinde yalnızca saç ekimi, estetik ya da diş implantının akla gelmemesi gerektiğini vurgulayan Pınarbaşı, Türkiye’nin termal kaynaklar bakımından büyük bir zenginliğe sahip olduğunu belirtti.
“Ülkemizin toprakları termal açıdan çok kıymetli. Güre, Gönen gibi bölgelerimiz de güçlü merkezlerdir. Ancak Haymana’nın suyunun ayrı bir özelliği var” ifadelerini kullandı.
HAYMANA’NIN SUYU FARKLI
Haymana termal suyunun jeotermal özellik taşımadığını, yani yer yüzeyine daha yakın bir noktadan çıktığını belirten Pınarbaşı, bu durumun sağlık açısından önemli avantaj sağladığını söyledi.
“Suyumuzun sıcaklığı 40-42 derece arasında. Bu da kalp ameliyatı olmuş bir hastanın ya da kalp rahatsızlığı olan bir kişinin de güvenle kullanabileceği anlamına geliyor. İnsan vücudunu yormayan bir yapıya sahip. Ancak içindeki gaz oranı güçlü olduğu için kontrollü kullanım öneriyoruz” dedi.
TERMAL STRATEJİ ŞART
Türkiye’nin termal potansiyelinin planlı bir sağlık politikasıyla desteklenmesi gerektiğini belirten Pınarbaşı, “Sağlık turizmini bütüncül ele almalıyız. Rehabilitasyon, fizik tedavi ve dinlenme kültürü devlet politikası haline gelmeli” çağrısında bulundu.
Ankara’nın ve özellikle Haymana’nın bu vizyonla uluslararası ölçekte bir sağlık merkezi olabileceğini ifade eden Pınarbaşı, “Biz sadece sorunları değil, çözüm yollarını da konuşuyoruz. Sağlıklı birey, güçlü toplum demektir” dedi.