|
Tweet |
“ASIL KAYGI CUMHURBAŞKANI DEĞİL, ÇEVRESİNDEKİ YAPIDIR”
Kelleci, yaşanan adaletsizliklerin merkezinde tek bir kişinin değil, onun etrafında kümelenmiş çıkar gruplarının bulunduğunu ifade ederek, “Bugün iktidarda kalma telaşı Cumhurbaşkanı’ndan çok, onun çevresindeki milletvekilleri ve bürokratlar için hayati hale gelmiş durumda. Çünkü iktidar bittiği an, yaptıkları haksızlıkların hesabının sorulacağını biliyorlar” dedi.
“İKTİDARIN DEVAMI İZ SİLME ÇABASIDIR”
Siyasi geçişlere ve parti değişimlerine dikkat çeken Kelleci, geçmişte iktidardan ayrılan bazı isimlerin söylediklerinin bugün tam tersini savunduğunu hatırlatarak, “Bu çarkın içinde kimlerin ne yaptığını, geçerken hangi kapıları çaldığını çok iyi biliyoruz. Bugün iktidarın sürmesi, yapılanların izini silme çabasıdır” ifadelerini kullandı.
“DEVLET MEMURU, HÜKÜMET MEMURU GİBİ DAVRANIYOR”
Vali ve kaymakamların tarafsızlığının ciddi biçimde zedelendiğini belirten Kelleci, muhalefet temsilcilerinin randevu dahi alamazken iktidar il başkanlarının makamları adeta kendi ofisi gibi kullandığını söyledi. “Vali devletin valisidir, kaymakam cumhuriyetin kaymakamıdır. Hükümetin değil. Ama maalesef bu denge tamamen bozulmuş durumda” diye konuştu.
“KURUMLARIN SAYGINLIĞI AŞINDIRILDI”
Kelleci, bu tablonun yalnızca bugüne ait olmadığını vurgulayarak, “23 yılda devletin kurumları sistemli biçimde erozyona uğratıldı. Bürokrasi, asker, kamu yöneticileri… Hepsinin nasıl hizaya sokulduğunu gördük. Bu, devlet geleneğine zarar veren çok tehlikeli bir süreçtir” değerlendirmesinde bulundu.
Kelleci, hukukun, liyakatin ve kurumsal tarafsızlığın yeniden tesis edilmediği sürece Türkiye’nin bu kısır döngüden çıkamayacağını belirterek, devletin yeniden milletin devleti haline gelmesi gerektiğini vurguladı.