|
Tweet |
Canlı yayına yoğun kar yağışı nedeniyle köyden katıldığını belirten Arslan, ilçenin sert iklim koşullarının hayatı daha da zorlaştırdığını vurguladı. “Baskil soğuk bir ilçe. Kış şartları ağır. Doğalgaz yok, altyapı eksik. Bu koşullarda yaşam zaten başlı başına bir mücadele” dedi.
“ÜRÜN VAR, PAZAR YOK”
Kendisi de üretici olan Arslan, yaşanan tabloyu birebir örnekle anlattı. “Benim de 400–500 kayısı ağacım var. Geçen yıldan kalan 10 ton kuru kayısım hâlâ elimde. Satamıyoruz” ifadelerini kullandı. Yerli üreticinin ürünü elinde kalırken, ithalata kapıların açılmasına tepki gösteren Arslan, “Özbekistan’dan, İran’dan gümrüksüz kayısı getiriliyor. Yerli üretici görmezden geliniyor” diye konuştu.
“TARİH VAR, YOL YOK”
Baskil’in güçlü bir tarih ve medeniyet birikimine sahip olduğunu vurgulayan Arslan, turizm potansiyelinin de ihmal edildiğini söyledi. “Tarihi alanlarımız var ama bu alanlara gidecek düzgün bir yol yok. Yol yoksa turizm de yok” dedi.
“YABAN DOMUZU TARIMI BİTİRDİ”
İlçenin en ciddi sorunlarından birinin yaban domuzu istilası olduğunu belirten Arslan, üreticinin çaresiz bırakıldığını ifade etti. “Geçen yıl 5 dönüm bağım vardı, bir salkım üzüm yiyemedim. Vatandaş sebze ekemiyor, nohut ekemiyor, mısır ekemiyor. Sürüler halinde dolaşıyorlar” dedi.
Yetkililerin çözüm olarak “tarlanızı çevirin” demesini eleştiren Arslan, “Bu ne çözüm ne de uygulanabilir. Çit çekmek maliyetli, ayrıca sorunu da çözmüyor” ifadelerini kullandı.
“BAŞVURULAR VAR, ÇÖZÜM YOK”
Sorunun defalarca ilgili kurumlara iletildiğini ancak sonuç alınamadığını belirten Arslan, “Vatandaş başvuruyor, anlatıyor ama karşılığında somut bir adım yok. Üretici kaderine terk edilmiş durumda” diye konuştu.
Kemal Zeki Arslan, Baskil’de tarımın sürdürülebilir olmaktan çıktığını vurgulayarak, iklim koşulları, üretim güvenliği, pazarlama ve altyapı sorunları birlikte ele alınmadan ilçenin ayağa kalkmasının mümkün olmadığını söyledi.