|
Tweet |
DÖNÜŞÜM BEKLETİLMEMELİ
Beyoğlu’nun yapı dokusunun kendine özgü özellikler taşıdığını belirten Koyuncu, riskli yapıların tespitinden dönüşüm sürecinin tamamlanmasına kadar vatandaşın önünü görebileceği bir sistem oluşturulması gerektiğini söyledi.
Koyuncu şunları söyledi:
“İstanbul’un deprem gerçeği ortadayken kentsel dönüşümü yıllarca konuşulan fakat ağır ilerleyen bir mesele olmaktan çıkarmalıyız. Beyoğlu’nda risk taşıyan yapılar belirlenmeli, öncelik sırası ortaya konulmalı ve vatandaşımıza açık bir yol haritası sunulmalıdır. İnsanlarımız evlerinin güvenliği konusunda belirsizlik içinde bırakılmamalıdır.”
VATANDAŞ YERİNDEN EDİLMEMELİ
Kentsel dönüşümün yalnızca eski yapıların yıkılıp yenilerinin yapılması anlamına gelmediğini ifade eden Koyuncu, sürecin sosyal boyutunun da dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Koyuncu, “Dönüşüm vatandaş için yeni bir mağduriyet oluşturmamalıdır. Yıllardır aynı mahallede yaşayan insanımız ekonomik nedenlerle Beyoğlu’ndan ayrılmak zorunda bırakılmamalıdır. Hak sahiplerinin mülkiyet hakkını koruyan, kira ve geçici barınma sorunlarını dikkate alan, uzlaşmayı esas alan bir dönüşüm modeli uygulanmalıdır.” dedi.
TARİHİ KİMLİK KORUNMALI
Beyoğlu’ndaki metruk yapı stokunun önemli bölümünün korunması gerekli kültür varlığı niteliğindeki yapılardan oluştuğunu belediyenin kendi çalışmalarında da belirttiğine dikkat çeken Koyuncu, dönüşüm ile tarihi mirasın korunmasının birlikte yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Koyuncu, “Beyoğlu’nu depreme karşı güvenli hale getirirken Beyoğlu yapan tarihi ve kültürel dokuyu da korumalıyız. Biz rant merkezli değil, insan merkezli bir dönüşüm anlayışını savunuyoruz. Belediyeden ilgili kamu kurumlarına kadar herkes sorumluluk almalı; süreç hızlanmalı, vatandaş bilgilendirilmeli ve güvenli Beyoğlu hedefi geciktirilmemelidir.” ifadelerini kullandı.