|
Tweet |
Depremin üzerinden üç yıl geçtiğini, dördüncü yıla girildiğini hatırlatan Tanrıcı, Hatay genelinde yaklaşık 100 bine yakın vatandaşın hâlâ konteyner kentlerde yaşamını sürdürdüğünü ifade etti. “Konteynerler geçici çözümdü; bugün ise kalıcı bir yaşam biçimine dönüşmüş durumda. Bu kabul edilemez” dedi.
Kalıcı konutlara geçişte ciddi gecikmeler yaşandığını vurgulayan Tanrıcı, hak sahipliği süreçleri, yerinde dönüşüm, altyapı ve sosyal donatıların tamamlanmaması gibi başlıklarda sorunların sürdüğünü belirtti. “Ana akımda anlatıldığı gibi ‘herkes evine yerleşti’ algısı sahayı yansıtmıyor. Antakya’nın büyük bölümü hâlâ enkaz ve belirsizlik içinde” ifadelerini kullandı.
Konteyner kentlerde yaşam koşullarının insan onuruyla bağdaşmadığını dile getiren Tanrıcı, yazın aşırı sıcak, kışın ise nem ve soğukla mücadele edildiğini; dar alanlar, ortak kullanım sorunları ve psikolojik yıpranmanın derinleştiğini söyledi. “Bu şartlar çocuklar, yaşlılar ve hastalar için daha da ağır” diye konuştu.
Kalıcı konutların yalnızca anahtar tesliminden ibaret olmadığını vurgulayan Tanrıcı, “Konut; okuluyla, sağlık hizmetiyle, ulaşımıyla, ticaretiyle bir yaşam alanıdır. İnsanları beton bloklara taşımak yetmez; hayatı geri getirmek gerekir” dedi.
Yeniden Refah Partisi olarak taleplerini net şekilde sıralayan Tanrıcı, sürecin şeffaf takvim, yerinde ve güvenli dönüşüm, altyapı ve sosyal donatıların eş zamanlı tamamlanması, esnaf ve istihdamın ayağa kaldırılması başlıklarıyla hızlandırılması gerektiğini belirtti.
“Antakya’da konteyner hayatı son bulmadan normalleşmeden söz edilemez” diyen Tanrıcı, merkezi ve yerel idareleri sahadaki gerçekleri dikkate almaya çağırdı. “Bu şehir, gecikmiş vaatler değil; somut, adil ve insan odaklı çözümler bekliyor” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.