|
Tweet |
YENİ BİR YÜZYIL YENİ BİR ANLAYIŞ GEREKTİRİR
Türkiye’nin tarihsel süreçte büyük bedeller ödediğini hatırlatan Gökdemir, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışı, savaş yılları ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecinin ülke için önemli dönüm noktaları olduğunu ifade etti. Bu süreçlerin her birinin kendi şartları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gökdemir, bugün ise yeni bir yüzyılın gerçekleriyle hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
Gökdemir açıklamasında şu ifadeleri kullandı:“100 yıl önce çok zor şartlar altında bir Cumhuriyet kuruldu. O günün koşullarında alınan kararlar ve yapılan uygulamalar kendi döneminde anlaşılabilir olabilir. Ancak bugün hâlâ yüz yıl öncesinin ekonomik, siyasal ve hukuki anlayışıyla hareket edersek dünyayı geriden takip ederiz.”
DÜNYA DEĞİŞİYOR, YÖNETİM ANLAYIŞI DA DEĞİŞMELİ
Dünyada siyasetten ekonomiye, teknolojiden toplumsal yapıya kadar birçok alanda hızlı bir dönüşüm yaşandığını belirten Gökdemir, devletlerin de bu değişime uyum sağlamak zorunda olduğunu ifade etti.
Gökdemir, değişimi okuyamayan ülkelerin rekabet gücünü kaybedeceğini belirterek şöyle konuştu:“Dünya sürekli değişiyor. Ekonomi, teknoloji, hukuk ve yönetim anlayışları da bu değişimle birlikte yenileniyor. Eğer siz hâlâ yüz yıl önceki anlayışlarla ülke yönetmeye çalışırsanız doğal olarak dünyayı geriden takip edersiniz.”
GERİDE KALMANIN BEDELİNİ HALK ÖDER
Toplumların gelişimini engelleyen en büyük risklerden birinin değişime direnmek olduğunu belirten Gökdemir, çağın gerekliliklerine uyum sağlayamayan ülkelerin bunun bedelini ekonomik ve sosyal olarak ödediğini ifade etti.
“Eğer bir ülke değişimi doğru okuyamaz ve kendini yenileyemezse bunun bedelini en çok o ülkenin insanları öder. Ekonomik zorluklar, sosyal problemler ve siyasal gerilimler ortaya çıkar. Bu nedenle güçlü bir gelecek için geçmişten ders alarak yeni bir vizyon ortaya koymak gerekir.”
DEVA Partisi Ardahan İl Başkanı Orhan Gökdemir, Türkiye’nin güçlü tarihi, kültürel birikimi ve insan kaynağı sayesinde yeni yüzyılın şartlarına uyum sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu belirterek, çağın gerekliliklerine uygun bir yönetim anlayışıyla ülkenin çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini ifade etti.