|
Tweet |
“HALK DA BİLİYOR: YANAN YERLERİN GELECEĞİ ŞİMDİDEN PLANLANMIŞ”
Yangın bölgelerinde köylülerle yaptığı görüşmeleri aktaran Tümenci, “Halkın büyük bölümü bizim gibi düşünüyor. Denize kıyısı olan bölgelerde otel projelerinin, denize uzak bölgelerde ise maden ve taş ocaklarının planlandığı konuşuluyor. Bir yıl sonra otel inşaatı başlıyorsa, bunun tesadüf olmadığını herkes görüyor” dedi.
“2007’DE KONUŞULAN YERLER BUGÜN KÜL OLDU”
Kendi mesleki tecrübelerinden örnek veren Tümenci, “2007’de Milas’a bağlı Ören Mahallesi’nde çalışırken köylüler bana ‘elinde ne varsa sat, buralara yatırım yap’ derdi. Çünkü iktidarın buraları parsellediğini, ileride büyük oteller, limanlar yapılacağını söylüyorlardı. O gün inanmadık. Ama 2008’de konuşulan yerler 3-4 yıl önce kül oldu. Bugün yaşananlar o dönemde yapılan planların devamıdır” ifadelerini kullandı.
“ZEHİRİN ETKİSİ 10 YIL SONRA ÇIKIYORSA, YANGINLAR DA BÖYLE PLANLANIYOR”
Uzun vadeli rant projelerinin yıllar öncesinden hazırlandığını vurgulayan Tümenci, “Bu, on yıl sonra etki edecek şekilde tasarlanmış bir zehir gibidir. Siz içersiniz ama etkisi yıllar sonra çıkar. Bugün Muğla’da ve Türkiye’nin birçok yerinde yanan alanlar için su kaynakları, maden yatakları, turizm yatırımları en az 10-15 yıl önce planlandı. Yangınlar, o projelerin önünü açmak için bugüne bırakıldı” dedi.
“DOĞAYI KORUMAK İÇİN ŞEFFAFLIK VE DENETİM ŞART”
Tümenci, orman yangınlarının ardından kamuoyuna net ve şeffaf bilgi verilmesi gerektiğini belirterek, “Yangın sonrası hangi alanların ne amaçla kullanılacağı açıkça açıklanmalı. Rant projeleri uğruna doğanın, halkın ve geleceğimizin yok edilmesine sessiz kalmayacağız” mesajını verdi.