|
Tweet |
Tümenci, emekli ve çalışanların içinde bulunduğu duruma dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Muğla gibi bir turizm kentinde bile vatandaş geçim derdiyle boğuşuyor. Hem emekli hem çalışan hem esnafın şikâyeti ortak: gelir gidere yetişmiyor. Market fiyatları, kiralar, vergiler ve faturalar bir araya gelince dar gelirli kesimler ay sonunu getiremiyor.”
“Tarım Çökünce Kentteki Pazar da Çöküyor”
Muğla’nın turizm kimliğinin yanı sıra önemli bir tarım havzası olduğunu hatırlatan Tümenci, çiftçinin durumuna dikkat çekti:
“Bu şehir sadece sahilden ibaret değil; Milas’ın zeytini, Ortaca’nın narenciyesi, Seydikemer’in üreticisi, Yatağan’ın hayvancılığı bu kentin ekmeğidir. Çiftçi maliyet altında eziliyor. Üretici kazanamazsa kentteki pazar da çarşı da nefes alamaz.”
“Gazze Meselesi Sadece Dış Politika Başlığı Değildir”
Cebrail Tümenci, dünyadaki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak Filistin meselesinin partilerinin temel gündemlerinden biri olduğunu vurguladı:
“Bizler için Gazze sadece dış politika meselesi değildir. Vicdan, hukuk ve insanlık meselesidir. Dünyanın gözünün önünde bir halk abluka altında yaşarken susamayız. Bu konuda tavizsiz bir duruş sergilemek hem tarihî hem ahlaki bir yükümlülüktür.”
“Faiz ve Borç Ekonomisi Çözüm Değil, Risk Üretiyor”
Tümenci, Türkiye’nin ekonomik yapısına dair eleştirilerini de dile getirerek şöyle konuştu:
“Bu ülkede problem para değil, paranın yanlış yerde kullanılmasıdır. Üretim yerine borca, faize ve sıcak paraya yaslanan ekonomi sürdürülebilir değildir. Borç artıyor, faiz artıyor, üretim ise aynı hızda büyümüyor. Bu tablo planlama eksikliğinin sonucudur.”
“Çözüm Milli ve Üretime Dayalı Ekonomidir”
Saadet Partisi olarak çözüm önerilerinin açık ve somut olduğunu kaydeden Tümenci açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bizim derdimiz slogan değil. Üretim planlarıyla, istihdam projeleriyle, gelir adaletiyle ilgili hazırlıklarımız tamamdır. Gençlerin doğdukları yerde doyduğu, çiftçinin tarlasını satmak zorunda kalmadığı, emeklinin onuruyla yaşadığı bir Türkiye mümkündür. Muğla da bu hedefin bir parçasıdır.”