|
Tweet |
“Gelir Artışı Hayat Pahalılığını Telafi Etmiyor”
Türker Yılmaz, ücretlerde yapılan artışların hızla yükselen fiyatlar karşısında etkisiz kaldığını belirterek, “Çalışanların ve emeklilerin maaşlarında yapılan düzenlemeler daha cebe girmeden eriyor. Pazara çıkan, faturalarını ödeyen, çocuğunun okul masrafını karşılamaya çalışan her yurttaş bu tabloyu birebir yaşıyor” dedi.
Vergi yükünün adaletsiz dağıldığını savunan Yılmaz, özellikle tüketim üzerinden alınan vergilerin dar gelirli kesimler üzerinde daha ağır bir yük oluşturduğunu dile getirdi. “Dolaylı vergilere dayalı sistem, geliri düşük olanı daha fazla etkiliyor. Market alışverişinden yakıta kadar her kalemde vatandaş aynı oranda vergi ödüyor. Bu tablo sosyal adaletle bağdaşmıyor” ifadelerini kullandı.
“Zorunlu Harcamalar Aile Bütçesini Çökertiyor”
Gıda fiyatlarındaki artışın yanı sıra kira, elektrik, doğalgaz ve ulaşım giderlerindeki yükselişin aile bütçelerini ciddi şekilde sarstığını belirten Yılmaz, “Bugün birçok aile gelirinin büyük kısmını yalnızca barınma ve temel tüketim giderlerine ayırmak zorunda kalıyor. Sosyal yaşam, tasarruf ya da geleceğe yatırım artık lüks haline geldi” diye konuştu.
“Resmî Verilerle Sokaktaki Gerçek Arasında Uçurum Var”
Yılmaz, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan enflasyon oranları ile vatandaşın günlük hayatta karşılaştığı fiyat artışları arasında belirgin bir fark algısı oluştuğunu da vurguladı. “Vatandaş pazarda, markette, faturada hissettiği artış ile açıklanan oranları kıyasladığında ciddi bir tutarsızlık görüyor. Bu durum toplumda güven sorununu büyütüyor” dedi.
Ekonomide kalıcı iyileşme için üretimi önceleyen, gelir dağılımında adaleti gözeten ve vergi sistemini daha hakkaniyetli hale getiren politikalara ihtiyaç olduğunu ifade eden Türker Yılmaz, “Toplumun büyük çoğunluğu geçim mücadelesi verirken, bu sesi duymak ve gerçekçi çözümler üretmek zorundayız” çağrısında bulundu.