|
Tweet |
GENÇLER GELECEK GÖRMÜYOR
Akyıl, sosyal devletin geri çekilmesiyle gençlerin yalnız işsizlikle değil, “kendini değersiz hissetme” duygusuyla mücadele ettiğini söyledi. Türkiye’de giderek yaygınlaşan güvencesizlik, borçluluk ve eğitime erişimdeki eşitsizlik nedeniyle gençlerin ilk fırsatta ülkeyi terk etmek istediğini vurguladı.
TOPLUMSAL GÜVENSİZLİK DERİN YOKSULLUĞU BÜYÜTÜYOR
Akyıl, derin yoksulluğun sadece ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda toplumsal bir güvensizlik rejiminin sonucu olduğunu belirtti. Diyarbakır’da birçok ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını, çocukların maddi yoksunluk içinde büyüdüğünü söyledi.
“Çocuk yoksulluğu artık gizlenemeyecek kadar büyüdü. Bu tablo sürdürülebilir değildir.” dedi.
AKRAN ZORBALIĞI EKONOMİK VE TOPLUMSAL ŞİDDETİN AYNASIDIR
Akyıl, çocuklarda artan akran zorbalığının aile içi stres, yoksulluk ve toplumsal şiddetin bir yansıması olduğuna dikkat çekti. “Eğer bir ülkede ekonomik şiddet yükseliyorsa bunun ilk aynası çocuklarda ortaya çıkar. Bu nedenle akran zorbalığı yalnızca çocukların çözebileceği bir sorun değildir.” ifadelerini kullandı.
SOSYAL DEVLET ZAYIFLADI, ADALETSİZLİK DERİNLEŞTİ
Akyıl, sosyal koruma harcamalarının yetersizliği, fırsat eşitsizliği, liyakat eksikliği ve yargıya duyulan güvensizliğin toplumun tüm kesimlerinde umutsuzluğu artırdığını belirtti. Türkiye’nin AB ülkeleriyle kıyaslandığında sosyal refah devleti göstergelerinde çok geride kaldığını söyledi.
“TÜRKİYE’NİN KAYBEDECEK BİR GENCİ DAHİ YOK”
Akyıl, çözümün adaletin yeniden tesis edilmesi, sosyal devletin güçlendirilmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasından geçtiğini vurguladı:
“Gençlerin umudunu kaybettiği bir ülke ayakta kalamaz. Türkiye’nin kaybedecek bir genci dahi yoktur.”