|
Tweet |
“HER TARAF DÖKÜLÜYOR, İNSANLAR TÜKENMİŞ DURUMDA”
Ülkenin içinde bulunduğu tabloyu rakamlarla değil, sokaktaki insanın ruh haliyle okumak gerektiğini vurgulayan Kandemir, “Yoksulluk var, enflasyon yüksek, işsizlik var, üretim yok. Kendi çocuklarımız dahil herkes bu tablonun içinde. Neresinden bakarsanız bakın her taraf dökülüyor” ifadelerini kullandı.
Emeklilerden gençlere, esnaftan işsizlere kadar toplumun geniş kesimlerinin geçim mücadelesi verdiğini belirten Kandemir, insanların artık dayanma sınırına geldiğini dile getirdi.
“ERKEN SEÇİM TOPLUMU RAHATLATIR”
Erken seçim çağrısının hayati bir noktaya ulaştığını söyleyen Kandemir, şu uyarıda bulundu:
“İnsanlar çok bunaldığında önüne bir sandık koymak toplumu rahatlatır. ‘Beğenmedim, değiştirebilirim’ umudu bile insanlara nefes aldırır. Eğer erken seçim sandığı konmazsa, bu toplum kontrol edilemez bir noktaya sürüklenebilir.”
“MECLİSTE YAŞANANLAR HALKIN VİCDANINI YARALIYOR”
Son dönemde hız kazanan milletvekili transferlerine de değinen Kandemir, bu sürecin halkın iradesini zedelediğini belirtti.
“Vatandaşın oyuyla seçilen milletvekillerinin; yeniden adaylık, borç kapatma ya da çeşitli vaatlerle parti değiştirmesi toplumda büyük bir güvensizlik yaratıyor. İnsanlar ‘Benim oyumun bir değeri yok mu?’ diye soruyor.”
“HALKIN ÖNÜNE ÇIKIP YETKİYİ İADE ETMEK ZORUNDALAR”
Kandemir açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu ülkeyi yönetenler artık halkın önüne çıkmak zorunda. ‘Biz bu işi yapamadık, yetki sizde’ demek zorundalar. Sandık, bir lütuf değil; bu noktadan sonra toplumsal bir mecburiyettir.”