|
Tweet |
Erol, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bir devlet, işçisinin alın terine sahip çıkamıyorsa, orada adaletten ve sosyal devletten söz edilemez. Bakan Işıkhan’ın işçilere önce umut verip sonra bu teklifi geri çekmesi, sadece bir müzakere sorunu değil, aynı zamanda bir güven krizidir. Devletin verdiği sözü geri alması, toplumun tüm kesimlerinde derin bir hayal kırıklığı yaratmıştır.”
Bayburt’ta da birçok kamu işçisinin zorlu şartlarda görev yaptığını hatırlatan Erol, şu vurguyu yaptı:
“Bu insanlar yalnızca masabaşında değil, en zor koşullarda; kimi zaman sıfırın altındaki soğukta, kimi zaman yangınların ortasında görev yapıyor. Onlar bu ülkenin gerçek yükünü omuzlayan emekçilerdir. Bu ülkenin çarkları, o işçilerin emeğiyle dönüyor. Emeğe kıymet vermeyen hiçbir anlayış kabul edilemez.”
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın çıkışına da destek veren Erol, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sayın Atalay’ın işçiler adına verdiği mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz. İşçi yoksa üretim yok, üretim yoksa ülke yok. Bu ülke, emekle ayakta durur. Bakanlık bu yanlıştan derhal dönmeli, işçiye verdiği sözü yerine getirmelidir. İşçiyi yok sayan anlayışı kabul etmiyoruz.”