|
Tweet |
“Yüzde 30 enflasyon diyorsun, yüzde 50 vergi artışı getiriyorsun — bu nasıl adalet?”
Çetinkaya, Cumhurbaşkanı’nın emlak vergilerinde ‘yüzde 50 artış sınırı’ önerisine şu sözlerle karşı çıktı:
“Devlet kendi enflasyonunu yüzde 30 açıklıyor; sonra dönüp vatandaştan yüzde 50 vergi artışını makul görmesini bekliyor. Evin değeri artmamış, ticari mal değil, satış yok, kazanç yok; ama vergi artıyor. Böyle bir vergi mantığının dünyada yeri yok.”
“Bu sistem ev sahiplerini kiracıya dönüştürüyor”
Çetinkaya, Türkiye’de uygulanan emlak vergisi politikasının milyonlarca vatandaşı mülksüzleştirme eşiğine getirdiğini söyledi:
“Bir evde oturuyorsanız, o ev gelir getiren bir ticari meta değildir. Buna rağmen vatandaşa kira öder gibi vergi yüklüyorsunuz. Eğer bu düzen devam ederse herkes evinin sahibi değil, evinin kiracısı olacak.”
“%17 fakirlik, %39 et tüketememe — ülke ekonomik çöküşte”
Çetinkaya konuşmasının sonunda Türkiye’deki sosyoekonomik tabloyu özetledi:
“Bu ülkede nüfusun yüzde 17’si yoksulluk içinde. Halkın yüzde 39’u et alamıyor. Biz bu gerçekleri görmeden vergi paketleriyle göz boyamaya çalışıyoruz. Bu yapılan bir reform değil; bu, vergi gelirlerini artırmak için hazırlanmış bir tahsilat föyüdür.”
“Gerçek reform yoksulluğu azaltır, gelir dağılımını düzeltir — bu paket ise tam tersini yapıyor”
Çetinkaya, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in savunduğu vergi paketinin ülkeye çözüm değil yük getireceğini belirterek:
“Bu paketin hiçbir yerinde gelir adaleti yok. Hiçbir yerinde yoksulluğu azaltacak bir düzenleme yok. Sadece tahsilatı artırmaya, vatandaşı biraz daha sıkmaya yönelik bir yaklaşım var. Bu reform değil; ekonomik baskının kurumsallaştırılmasıdır.”