|
Tweet |
ÜRETİMDEN UZAKLAŞMANIN BEDELİNİ ÖDÜYORUZ
Çetinkaya, tarımsal üretimin artırılmasının yalnızca gıda fiyatlarını dengelemekle kalmayacağını, aynı zamanda sanayinin de güçlenmesini sağlayacağını ifade etti. “Tarımdan sanayiye aktarılacak artık değerle üretim zinciri büyür. Üretim arttıkça ülkenin refahı artar” dedi.
Dünyada fındık ve çay gibi ürünlerde güçlü konumda olması gereken Türkiye’nin fiyat belirleyemediğini söyleyen Çetinkaya, bunun üretim politikalarındaki zayıflığın göstergesi olduğunu belirtti.
ASKIDA ÇÖZÜM DEĞİL, GEÇİCİ TEDBİR
Askıda ekmek ve askıda simit uygulamalarının yaygınlaşmasını üzüntüyle izlediğini ifade eden Çetinkaya, “İyi niyetli girişimlerdir ama kaç kişiye ulaşabilirsiniz? Yoksulluk sınırı bu seviyedeyken bireysel yardımlarla sorun çözülmez” dedi.
Bu sorumluluğun devletin sosyal fonksiyonu çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirten Çetinkaya, sosyal devlet ilkesinin yeniden güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
SOSYAL DEVLET VURGUSU
Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu hatırlatan Çetinkaya, sosyal devlet anlayışının yalnızca anayasal bir ifade değil, aktif bir politika alanı olması gerektiğini söyledi.
“Devletin sosyal yönü öne çıkarılmalı. Yeni politikalar geliştirilmeli. İthalata dayalı değil, üretime ve ihracata dayalı kalkınma modeli benimsenmeli” diyen Çetinkaya, üretmeden ihracat yapılamayacağını vurguladı.
ŞÜKÜRLE DEĞİL, ÜRETİMLE ÇÖZÜM
Çetinkaya, üretimin artırılmadığı bir ekonomide fakirliğin kalıcı hale geleceğini belirterek, “Üretmezseniz fakirlik kader gibi geri döner. Sadece şükrederek sonuç alamazsınız. Çözüm, üretim ekonomisine dönüş ve sosyal devletin güçlendirilmesidir” ifadelerini kullandı.