|
Tweet |
“VERGİDEN ANLAMAK İÇİN ETKİLERİ, SONUÇLARI, TOPLUMSAL AĞIRLIĞI GÖRMEK GEREKİR”
Çetinkaya, vergiyi sadece mevzuat maddesi gibi ele alan yaklaşımları eleştirdi:
“Bazıları vergiyi bilir; mevzuatı, maddeleri, usulleri… Ama vergiden anlamak için bir başkası gerekir: Sosyolojik, toplumsal, ekonomik etkileri analiz edebilmek… Eğer verginin topluma nasıl yansıyacağını değerlendiremiyorsanız yaptığınız şey reform değil, sadece kağıt üzerinde tahsilat artırma çabasıdır.”
“VERGİNİN FONKSİYONU ADALETİ, EŞİTLİĞİ VE FAKİRLİKLE MÜCADELEYİ SAĞLAMAKTIR”
Vergi yasalarının temel amacının toplumsal dengeyi kurmak olduğunu hatırlatan Çetinkaya,
“Vergi adalet sağlar, gelir dağılımını dengeler, fakirlikle mücadeleyi güçlendirir. Eğer bu fonksiyonlar yoksa, o düzenlemeye reform diyemezsiniz. Türkiye’de bugün konuşulan paket ne adalet sağlıyor, ne yolsuzlukla mücadele ediyor, ne gelir eşitsizliğini azaltıyor,” ifadelerini kullandı.
“REFORM YOK—TAHSİLAT ARTTIRMAK İÇİN HAZIRLANMIŞ PALYATİF DÜZENLEMELER VAR”
Çetinkaya, düzenlemelerin özünde yalnızca bütçe açığını kapatma çabası olduğunu belirtti:
“Gayrimenkul kiralarında istisna kaldırılacak diyorlar, başka vergiler artırılacak diyorlar… Bunların hepsi tahsilat odaklı. 2026 bütçesi Meclis’te görüşülüyor ve tablo çok net: Devlet daha fazla gelir peşinde. Bu, reform değil. Reform adil düzen getirir; bu ise yükü geniş kitlelere yıkan geçici çözümler.”
“VERGİ SİSTEMİ DEĞİŞMEDİKÇE ADALET DE GELMEZ, EKONOMİ DE TOPARLANMAZ”
Çetinkaya, uyarılarını şu sözlerle tamamladı:
“Vergi reformu ancak toplumun tüm kesimlerini gözeten, gelirine göre ödeme prensibini esas alan, eşitliği sağlayan bir sistemle mümkündür. Aksi hâlde yapılan her değişiklik, vergi adaletsizliğini daha da derinleştirir. Türkiye’nin ihtiyacı popülist düzenlemeler değil; gerçek, kalıcı ve adil bir vergi politikasıdır.”