|
Tweet |
“TÜRKİYE MÜSTEMLEKE DEĞİLDİR”
Madenlerin yabancı şirketler tarafından kontrol edilmesini sert sözlerle eleştiren Akbaş, “Ben Erzincanlıyım, orada kan ağlıyorum. Yüzde 2’lik payla altın madeni işletiliyor. Tarım yapsam daha çok kazanırım. Bu nasıl bir devlet anlayışı? Kanada, Amerika, İsrail’den gelen şirketler topraklarımızı analiz ediyor, numuneleri götürüyor. Ne izin soran var ne hesap soran. Türkiye yolgeçen hanına dönmüş. Biz buna son vereceğiz” ifadelerini kullandı.
“MADENLERİMİZİ VE TOPRAKLARIMIZI GERİ ALACAĞIZ”
Madenlerin millileştirileceğini açıklayan Akbaş, “Atatürk döneminde demiryolları, limanlar nasıl millileştirildiyse biz de madenlerimizi geri alacağız. Bugün havaalanı yapılıyor, metro yapılıyor, çıkan topraklar nereye gidiyor? Bunların hepsinin hesabını soracağız. Bizim borcumuz yok, onların bize borcu var” dedi.
“LOZAN BİZİM TAPUMUZ, KİMLİĞİMİZ”
Uluslararası anlaşmalara sert tepki gösteren Akbaş, tahkim sistemi üzerinden Türkiye’nin mahkemelerinin etkisizleştirildiğini belirterek, “Artık Türk mahkemeleri karar vermiyor, İngiliz tahkim mahkemeleri devreye giriyor. Ben bunu kabul etmiyorum. Lozan bizim tapumuz, kimliğimizdir. Lozan’ı tanımayanı biz de tanımayacağız. Lozan tanınmazsa bu, Sevr’in tanınması demektir. Bu ihanettir” şeklinde konuştu.
“KİMYASAL SALDIRILARA KARŞI ÖZEL ÖNLEM”
Kimya mühendisi kimliğiyle gökyüzünde kimyasal madde iddialarına da değinen Akbaş, “Gökyüzüne özel turnusol kâğıtları atarak yoğunluğu tespit edebiliriz. Eğer kimyasal yoğunluk yüksekse hangi uçak geçti, hangi saatte oldu tespit edip müeyyide uygularız. Bu ülkenin sınırlarını ve semalarını korumak zorundayız” dedi.