|
Tweet |
Türkiye’de Su Krizine Karşı Acil Önlem Şart
Köybaşı, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirterek, kuraklık, iklim değişikliği ve yanlış su politikalarının başta tarım ve sanayi olmak üzere tüm yaşam alanlarını tehdit ettiğini ifade etti.
Vahşi Madencilik, Altın Aramaları ve Kirlilik Tehdidi
Açıklamada, özellikle altın madeni işletmeleri başta olmak üzere doğaya ağır zarar veren vahşi madencilik faaliyetlerinin su kaynakları üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çeken Köybaşı, kimyasal kullanımı, atık depolama riskleri ve kontrolsüz kazı faaliyetleri; yer altı ve yer üstü su kaynaklarını kirletmekte, geri dönüşü zor tahribatlar yaratmaktadır.
Balıkesir Örneği: Türkmen Dağı, Sarıalan ve Kaz Dağları Alarm Veriyor
Balıkesir özelinde konuşan Köybaşı, Türkmen Dağı ve Sarıalan bölgelerinde faaliyet gösteren altın madeni işletmelerinin hem doğayı hem de su kaynaklarını tehdit ettiğini vurgulayarak Türkiye’nin en önemli doğal miraslarından biri olan Kaz Dağları’nda yürütülen madencilik faaliyetlerinin de bölgedeki ekosistemi ve su varlıklarını tehdit etmektedir” dedi.
Toplum ve Yetkililere Açık Çağrı
Başkan Köybaşı, su krizine karşı topyekûn bir mücadele gerektiğini vurgulayarak; toplumun bilinçlendirilmesi, su tasarrufunun yaygınlaştırılması ve kamu otoritelerinin bilim temelli, şeffaf ve sürdürülebilir su yönetimi politikalarını hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti.
“Su Geleceğimizdir, Doğayı Korumak Zorundayız”
“Balıkesir’deki baraj ve yeraltı su kaynaklarının korunmasının önemine vurgu yapan Köybaşı, Türkmen Dağı’ndan Sarıalan’a, Kaz Dağları’ndan tüm ülkeye kadar; su kaynaklarımızı kirleten, doğayı yok eden hiçbir anlayışı kabul etmiyoruz. Bu topraklar bize miras değil, gelecek nesillerden emanettir. O emaneti korumak hepimizin görevidir" dedi.