|
Tweet |
Anahtar Parti Kayseri İl Başkanı Elvan Öztürk, yerel ekonomilerin taşıyıcı unsuru olan esnaf ve sanatkârların giderek artan mali baskı altında faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını belirterek, “Sahadan aldığımız tablo nettir. Finansmana erişim zorlaşıyor, prim ve vergi yükleri esnafın omuzlarındaki baskıyı her geçen gün artırıyor. Bu durum yalnızca ekonomik değil, sosyal dengeleri de tehdit eden bir sorundur” değerlendirmesinde bulundu.
Kasım 2025 itibarıyla Türkiye genelinde BağKur 4/B siciline kayıtlı 2 milyon 273 bin 109 esnaf ve sanatkâr ile bu kişilere ait 2 milyon 553 bin 776 işletme bulunduğunu hatırlatan Öztürk, sistemin büyüklüğüne rağmen kapsayıcılığın hızla daraldığını vurguladı. Öztürk, “Sistem içinde bakiyesi bulunan esnaf sayısının 2021’de 1 milyon 166 bin seviyesinden 2025’te 775 binlere gerilemesi, küçük esnafın finansman kanallarından dışlandığını açıkça ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.
GSS DÜZENLEMESİ SORUNU ERTELEMEKTEN ÖTEYE GEÇMİYOR
Elvan Öztürk, 7 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile düşük gelirli esnafın GSS prim borçlarından muaf tutulmasına ilişkin sürenin uzatılmasının, esnafa yalnızca geçici bir nefes aldırdığını belirtti. GSS yükünün her yıl uzatmalarla çözülemeyeceğini vurgulayan Öztürk, adil ve sürdürülebilir bir prim sisteminin zorunlu hale geldiğini söyledi.
VERGİ VE BORÇ ŞARTI FİNANSMANI KİLİTLİYOR
29 Kasım 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile krediye erişimde getirilen vergi ve SGK borcu bulunmaması şartının, nakit sıkışıklığı yaşayan esnafı sistemin tamamen dışına ittiğini dile getiren Öztürk, bu yaklaşımın esnafı kayıt dışı borçlanmaya ve kapanmaya zorladığını ifade etti. Ayrıca basit usulden gerçek usule geçiş düzenlemesiyle artacak mali ve bürokratik yüklerin işletme maliyetlerini ciddi biçimde yükselteceğini kaydetti.
Elvan Öztürk, Anahtar Parti’nin çözüm önerileri arasında gelire endeksli kademeli prim sistemi, otomatik borç yapılandırmalı kredi modeli ve stopaj reformunun yer aldığını belirterek, “Vergi ve SGK borcu gerekçesiyle esnafı kredi sisteminin dışına iten bu yaklaşım mutlaka yeniden ele alınmalıdır. Esnafı ayakta tutmak, ekonomik olduğu kadar sosyal istikrarın da temelidir” çağrısında bulundu.