|
Tweet |
Kocabıyık, “Çanakkale, Manisa, Mersin, Ayvacık ve Çatalca’da yaşanan yangınlar, yüzlerce hektarlık alanı küle çevirmiş, doğal yaşamı ve tarım alanlarını tahrip etmiştir. Ancak özellikle Muğla, hem zengin orman örtüsü hem de turizm merkezleriyle yangın tehdidini en yakından hisseden illerimizin başında gelmektedir. Bu nedenle bölgemizde yangınla mücadele, olağanüstü bir hazırlık ve koordinasyon gerektirir.” dedi.
“Yıl Boyu Süren Önleyici Politikalar Hayata Geçirilmeli”
Fatih Salih Mehmet Kocabıyık, yangınla mücadelenin yalnızca yaz aylarında değil, tüm yıl boyunca devam etmesi gerektiğini belirterek, “Yangın sezonunu bekleyen pasif önlemler yerine, sürekli izleme sistemleri, risk haritaları ve yıl boyu yapılan eğitim çalışmaları ile önleyici tedbirler uygulanmalıdır. Ayrıca yangın yolları düzenli olarak kontrol edilmeli, su kaynakları sürekli hazır tutulmalıdır.” ifadelerini kullandı.
“Teknoloji ve Yerel İşbirliği Bir Arada Kullanılmalı”
Kocabıyık, yangınların erken tespitinde ve müdahalesinde modern teknolojilerin önemine vurgu yaparak, “İnsansız hava araçları, uydu izleme sistemleri ve termal kameralar bölgemizde aktif şekilde kullanılmalı. Ancak teknik altyapı tek başına yeterli değildir; yerel halkın bilinçlendirilmesi, gönüllü müdahale ekiplerinin oluşturulması ve sivil toplum kuruluşlarıyla koordineli çalışılması da hayati önemdedir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Yanan Alanlar Ticari Ranta Teslim Edilemez”
Yangın sonrası süreçte yanan alanların geleceğinin kritik olduğunu belirten Kocabıyık, “Ormanlarımızın yerine oteller, konutlar ya da ticari tesisler yapılması, ekosistem için telafisi imkânsız bir yıkımdır. Yanan bölgeler, yerli türlerle ve doğal dokuya uygun şekilde yeniden ağaçlandırılmalı, bu süreç bilim insanlarının ve çevre örgütlerinin denetiminde yürütülmelidir.” dedi.
Fatih Salih Mehmet Kocabıyık, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Muğla, ülkemizin doğal mirasının en önemli parçalarından biridir. Ormanlarımızı korumak, yalnızca bölgesel bir sorumluluk değil, tüm ülkenin ortak görevidir. Bilim temelli, siyasi hesaplardan uzak ve sürekli önleyici politikalarla bu mücadeleyi kazanabiliriz.”