|
Tweet |
“ABD ve İsrail İçin Kalkan Olan Üsler, Türkiye Topraklarında Barınamaz”
Başkan Çakır, Malatya Kürecik Radar Üssü ve Adana İncirlik Üssü’nün, Türkiye’nin müttefiklik ilkesine değil; İsrail’in güvenliğine hizmet eder hale geldiğini ifade etti:
“Kürecik, bugün İsrail’i İran’dan koruyan bir sistemin merkezidir. Bu üs, Gazze’de işlenen insanlık suçlarına doğrudan dolaylı katkı sağlamaktadır. Aynı şekilde, İncirlik Üssü de Amerika’nın bölgesel operasyonlarında İsrail’in çıkarlarını korumaktadır. Bu iki üs kapatılmalı, tamamen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kontrolüne alınmalıdır. Milli egemenliğimiz, başkalarının güvenlik kalkanı değildir.”
Fehmi Güray Çakır, Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı üzerinden İsrail’e ulaşan petrol akışına da tepki göstererek, şunları söyledi:
“Türkiye topraklarından geçen enerji, mazlum Filistinlilerin kanı pahasına İsrail’e ulaşıyorsa, bu enerji akışı derhal durdurulmalıdır. Vicdan sahibi hiçbir ülke, böyle bir çelişkiyi meşru göremez.”
“Büyük Orta Doğu Projesi’nden Resmen Çekilinmelidir”
Başkan Çakır, hükümete çağrıda bulunarak, Türkiye’nin geçmişte içinde bulunduğu Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) sürecinden açık bir şekilde ayrıldığını ilan etmesi gerektiğini belirtti:
“BOP artık bir kalkınma projesi değil, Büyük İsrail Projesi’nin jeopolitik ayağıdır. Türkiye bu senaryoda figüran olamaz. Sayın Cumhurbaşkanı, kamuoyuna açık şekilde bu projeyle tüm bağların koparıldığını duyurmalıdır.”
“D-8 Zirvesi İstanbul’da Toplanmalı, İslam Dünyası Ortak Tavır Almalıdır”
Yeniden Refah Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı, merhum Necmettin Erbakan’ın öncülüğünde kurulan D-8’in, yeniden aktif hale getirilmesi çağrısında da bulundu:
“Sayın Cumhurbaşkanı, derhal D-8 ülkelerini İstanbul’da acil zirveye çağırmalı ve bu ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarıyla birlikte İsrail’in saldırgan politikalarına karşı ortak siyasi ve ekonomik tedbirler belirlenmelidir. Bu, ümmetin bekası ve ortak direnci açısından zorunludur.”
Fehmi Güray Çakır açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Afyonkarahisar, geçmişte emperyalizme karşı verilen İstiklal Savaşı’nın kritik cephelerinden biriydi. Bugün de aynı inançla, aynı kararlılıkla sesleniyoruz: Türkiye teslim olmayacak, mazlumların yanında duracaktır. Yeniden Refah Partisi olarak bu duruşun teminatıyız.”