|
Tweet |
Anahtar Parti Sakarya İl Başkanı Hakan Yazıcı, yerel ekonomilerin temel taşı olan esnaf ve sanatkârların finansmana erişimde her geçen gün daha fazla zorlandığını belirterek, “Sahadan aldığımız net mesaj şudur: Finansmana erişim giderek zorlaşmakta, mevcut sistem ekonominin en kırılgan kesimi olan esnafı dışarıda bırakmaktadır. Bu tablo yalnızca ekonomik değil, toplumsal istikrar açısından da ciddi riskler barındırmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Kasım 2025 itibarıyla Türkiye genelinde BağKur 4/B siciline kayıtlı 2 milyon 273 bin 109 esnaf ve sanatkâr ile bu kişilere ait 2 milyon 553 bin 776 işletme bulunduğunu hatırlatan Yazıcı, sistemin büyüklüğüne rağmen kapsayıcılığın hızla daraldığına dikkat çekti. Yazıcı, “Sistem içinde bakiyesi bulunan esnaf sayısının 2021’de 1 milyon 166 bin seviyesinden 2025’te 775 binlere gerilemesi, küçük esnafın finansman sisteminden dışlandığını açıkça göstermektedir” ifadelerini kullandı.
KREDİYE ERİŞİMDE BORÇ ŞARTI ESNAFI SIKIŞTIRIYOR
Hakan Yazıcı, 29 Kasım 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile faiz destekli kredilerde getirilen vergi ve SGK borcu bulunmaması şartının, krediye en çok ihtiyaç duyan esnafı sistem dışına ittiğini belirtti. Bu yaklaşımın destekleyici değil, esnafı köşeye sıkıştıran bir sonuç doğurduğunu vurgulayan Yazıcı, düzenlemenin kayıt dışı borçlanma ve kepenk kapatma riskini artırdığını söyledi.
ARTAN MALİ VE BÜROKRATİK YÜKLER
1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek basit usulden gerçek usule geçiş düzenlemesinin KDV, stopaj, defter ve beyan yükümlülükleriyle birlikte işletme maliyetlerini yüzde 15–20 bandında artıracağını ifade eden Yazıcı, işyeri kiralarındaki yüzde 20 stopaj uygulamasının da esnafın nakit akışını daha en baştan zedelediğini dile getirdi. Ayrıca KURGAN dijital denetim sistemi kapsamında yeterli bilgilendirme yapılmadan uygulanacak yaptırımların, özellikle küçük esnaf için ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.
Hakan Yazıcı, Anahtar Parti’nin çözüm önerileri arasında otomatik borç yapılandırmalı kredi modeli, gelire endeksli kademeli prim sistemi, stopaj reformu ve dijital uyum sürecinde ceza yerine rehberlik esaslı bir yaklaşımın yer aldığını belirterek, “Vergi ve SGK borcu nedeniyle krediye erişimi toptan engelleyen bu kurallar bütünü mutlaka yeniden ele alınmalıdır. Esnafı güçlendirmek, ekonomik olduğu kadar sosyal istikrarın da teminatıdır” çağrısında bulundu.