|
Tweet |
Baysal, “Çanakkale Kepez ve Ayvacık’tan Bolu Mudurnu’ya, Manisa Soma’ya kadar uzanan yangın zinciri; ormanlarımızı, tarım alanlarımızı, yerleşim yerlerimizi ve ekonomik değerlerimizi yok etmiştir. Evlerinden tahliye edilen vatandaşlarımız, dumandan etkilenen onlarca insanımız ve tamamen küle dönmüş yapılar, felaketin insani boyutunun ne kadar ağır olduğunu gösteriyor. Manisa’da yürütülen adli soruşturma ise bu yangınların önlenebilir boyutlarını açıkça ortaya koymaktadır.” dedi.
“Kriz Yönetimi Değil, Risk Yönetimi Öncelikli Olmalı”
Baysal, yangınlara karşı mücadelenin kriz anına bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Yangın sezonu başlamadan önce risk haritaları hazırlanmalı, yangın gözetleme sistemleri aktif hale getirilmeli, erken uyarı mekanizmaları güçlendirilmelidir. Eğitimli personel ve modern teknik ekipman her an hazır tutulmalı, yerel yönetimlerle merkezi idare arasında kesintisiz bir koordinasyon sağlanmalıdır. Afet yönetiminin esası, yangını başlamadan önlemektir.” ifadelerini kullandı.
“Toplumsal Bilinç, Teknik Önlemler Kadar Önemlidir”
Baysal, yangınların önlenmesinde sadece teknik önlemlerin değil, toplumsal farkındalığın da belirleyici olduğunu söyledi. “Yangınların büyük bir kısmı insan kaynaklıdır. Bu nedenle şehirde de kırsalda da her vatandaşın sorumluluk bilincine sahip olması gerekir. Ateşli alan kullanımı, atık yönetimi ve doğada güvenli davranış konularında yaygın eğitimler verilmelidir.” dedi.
“Ormanlar, Geleceğimizin Ortak Emanetidir”
Baysal, ormanların yalnızca yeşil alan değil, iklim dengesi, su kaynaklarının güvenliği, tarımın sürdürülebilirliği ve biyolojik çeşitliliğin korunması açısından da stratejik bir değer taşıdığını belirterek, “Yanan her orman, gelecek nesillerden çalınan bir değerdir. Yanan bölgeler, rant projelerine açılmamalı; yerli türlerle ve ekosisteme uygun planlamalarla yeniden canlandırılmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Hidayet Baysal, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Orman yangınlarıyla mücadele, günübirlik çözümlerle değil; uzun vadeli, kararlı ve bilimsel politikalarla yürütülmelidir. Doğayı korumak, milletimizin geleceğini korumaktır. Bu anlayış, devletin tüm kurumlarında ve toplumun her kesiminde hâkim olmalıdır.”