|
Tweet |
Şimşek, “Kredi kartı vatandaşın gelirinin yerine geçmemelidir. İnsanlarımız mutfak alışverişini, faturasını ve temel ihtiyaçlarını sürekli borçlanarak karşılıyorsa sorun büyüktür” dedi.
KREDİ KARTI ARTIK SADECE ALIŞVERİŞ ARACI DEĞİL
Kredi kartlarının geçmişte daha çok ödeme kolaylığı amacıyla kullanıldığını ancak ekonomik koşulların ağırlaşmasıyla birçok hanede bütçeyi ay sonuna taşıyan bir araca dönüşebildiğini belirten Şimşek, gelir ile temel giderler arasındaki dengenin yeniden kurulması gerektiğini ifade etti.
Şimşek şunları söyledi:
“Vatandaşımız market alışverişini karta yüklüyor, faturalarını karttan ödüyor, bazen önceki ayın borcunu kapatmak için yeniden borçlanıyor. Bir aile temel ihtiyaçlarını maaşıyla karşılayamıyor ve sürekli gelecek ayın gelirini bugünden harcıyorsa bunu normal bir ekonomik düzen olarak göremeyiz.”
ASGARİ ÖDEME DÖNGÜSÜ AİLE BÜTÇESİNİ ZORLUYOR
Kredi kartı borcunun tamamını ödeyemeyen vatandaşların borcu sonraki aylara taşımak zorunda kalabildiğine dikkat çeken Şimşek, faiz yükünün aile bütçesi üzerindeki baskıyı daha da artırabileceğini söyledi.
“Borcu kapatamayan vatandaş asgari tutarı ödüyor, kalan borç sonraki aya devrediyor. Bu sırada günlük yaşam devam ediyor ve yeni harcamalar geliyor. Böylece vatandaşımızın çıkmakta zorlandığı bir borç döngüsü oluşabiliyor. İnsanların gelirini faiz ve borç ödemelerine teslim eden bu tabloyu değiştirmek zorundayız.”
BORÇLANMANIN NEDENİNE BAKMALIYIZ
Vatandaşların kredi ve kredi kartı kullanımını yalnızca bireysel harcama tercihi olarak değerlendirmenin yanlış olacağını ifade eden Şimşek, özellikle temel ihtiyaçlar için yapılan borçlanmanın ekonomik koşullar açısından önemli bir gösterge olduğunu belirtti.
Şimşek, “Bir insan lüks tüketim için değil de mutfağını doldurmak, çocuğunun okul masrafını karşılamak veya faturasını ödemek için borçlanıyorsa burada vatandaşın harcamasını değil, gelirinin neden yetmediğini konuşmalıyız. Asıl mesele budur” dedi.
GELİRLER İLE YAŞAM MALİYETİ ARASINDAKİ MAKAS KAPANMALI
Kalıcı çözümün vatandaşların satın alma gücünü artırmaktan geçtiğini belirten Şimşek, ücretliden emekliye, esnaftan çiftçiye kadar toplumun geniş kesimlerinin gelirlerinin hayat pahalılığı karşısında korunması gerektiğini söyledi.
“Borç sorununu yalnızca yeni kredi imkânlarıyla çözemeyiz. Vatandaşın daha fazla borca değil, daha güçlü alım gücüne ihtiyacı var. Çalışan aldığı ücretle, emekli maaşıyla ve esnaf kazancıyla temel ihtiyaçlarını karşılayabilmelidir.”
“VATANDAŞ BORCUNU DEĞİL GELECEĞİNİ PLANLAMALI”
Doğru Yol Partisi olarak ailelerin ekonomik güvenliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten İlkay Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:
“İnsanlarımız her ay maaş yattığında önce kredi kartını, krediyi ve faizleri düşünüyor, kalan parayla hayatını sürdürmeye çalışıyorsa burada ciddi bir ekonomik sorun vardır. Vatandaşın geliri temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeli, borçlanma hayatını sürdürebilmesinin zorunlu şartı haline gelmemelidir. İnsanlarımız borcunu nasıl çevireceğini değil, çocuklarının geleceğini ve kendi yarınlarını planlamalıdır. Vatandaş geliriyle değil borcuyla ayakta kalıyorsa sorun büyüktür.”