|
Tweet |
Kaya, enflasyondan kur oynaklığına, bütçe disiplininden yatırım güvenine kadar birçok alanda yaşanan sorunların sadece finansal araçlarla giderilemeyeceğini ifade etti. “Ekonominin güvenilir zemine kavuşması, hukuk devletinin işlerliği ve kurumsal bağımsızlıkla mümkündür” diyen Kaya, siyasi karar süreçlerinde öngörülebilirliğin zayıflamasının piyasalarda belirsizlik yarattığını dile getirdi.
“Devlet Kapasitesinin Güçlenmesi İçin Liyakat Şarttır”
Türkiye’nin uzun vadeli büyüme stratejisinin ancak liyakat temelli kamu yönetimiyle hayata geçirilebileceğini savunan Kaya, kurumsal hafızanın korunmasının milli çıkarlar için kritik olduğunu vurguladı. Açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:
“Bu ülkenin insan kaynağı güçlüdür. Sorun, bu kaynağın bilgi, deneyim ve liyakat doğrultusunda kullanılmamasıdır. Kurumsal zafiyetler giderilmeden ekonomik ve toplumsal iyileşme beklenemez.”
“Siyasi Kutuplaşma Yerine Akılcı Yönetim ve Uzlaşı Kültürü”
Toplumsal gerilimin ve siyasi kutuplaşmanın devlet işleyişini yavaşlattığını ifade eden Kaya, Türkiye’nin yönetim aklını yeniden canlandıracak bir uzlaşı dönemine ihtiyacı olduğunu aktardı. “Devletin gücünü artıran şey, milletin güven duygusudur. Bu güveni tesis edecek olan ise şeffaf yönetim ve adalet sistemidir” dedi.
“Anahtar Parti, Özgün Bir Toplum Sözleşmesi Hazırlıyor”
Kaya, Anahtar Parti’nin yalnızca mevcut sorunlara tepki veren bir siyasi oluşum olmadığını, aynı zamanda kurumsal gelecek vizyonunu taşıyan yeni bir toplum sözleşmesi oluşturduğunu belirtti. Buna göre parti; devlet reformu, yargı bağımsızlığı, üretim ekonomisi, sosyal adalet ve yerel yönetimlerde güçlendirilmiş model gibi başlıklarda kapsamlı programlar hazırlıyor.
Açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Türkiye’nin çıkış yolu vardır. Bu yol; adaletin güven verdiği, kurumların güçlü olduğu, insan kaynağının değerlendirilip girişimcinin desteklendiği bir düzenden geçmektedir. Anahtar Parti bunun için çalışmaktadır.”