|
Tweet |
“Her Bölgenin Riski ve İhtiyacı Farklıdır”
Açıklamasında, afetlere hazırlığın yerel koşullar dikkate alınmadan yürütülemeyeceğini belirten Kerimoğlu, “6 Şubat’ta yaşananlar, coğrafya, yapı stoku ve demografik özellikler gözetilmeden oluşturulan politikaların sahada karşılık bulmadığını göstermiştir. Mardin gibi tarihi ve özgün yerleşim dokusuna sahip iller için ayrı planlama şarttır” dedi.
Tarihi Kent Dokusu ve Yapı Güvenliği Uyarısı
Mardin’in kültürel mirasıyla birlikte kırılgan bir yapı dokusuna sahip olduğuna dikkat çeken Kerimoğlu, restorasyon, güçlendirme ve yapı denetimi süreçlerinin bilimsel kriterlerle yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Plansız müdahalelerin hem can güvenliğini hem de kültürel mirası tehdit ettiğini söyledi.
“Afet Yönetimi Sosyal Boyutuyla Ele Alınmalıdır”
Afetlerin yalnızca fiziki yıkım üretmediğini, sosyal ve ekonomik sonuçlar da doğurduğunu vurgulayan Kerimoğlu, barınma, sağlık ve geçim kaynaklarının korunmasının afet yönetiminin ayrılmaz parçası olduğunu belirtti. Merkezi ve yerel yönetimler arasında etkin koordinasyonun hayati önemde olduğuna işaret etti.
“Hatırlamak, Yerelden Güçlü Politikalar Üretmektir”
Açıklamasının sonunda 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Kadir Kerimoğlu, “Bu felaketi anmak, yalnızca geçmişi yad etmek değildir. Aynı acıların tekrar yaşanmaması için yerelin sesini merkeze alan, adil ve kalıcı çözümler üretmektir. Kaybettiklerimize olan borcumuz budur” ifadelerini kullandı.