|
Tweet |
Karasu, “Sivas’ta da Türkiye’nin dört bir yanında da pazara, markete, çarşıya çıkan herkes, enflasyonun kâğıt üzerindeki değil, hayatın içindeki gerçek yüzünü görüyor. Buna rağmen iktidarın teklif ettiği oranlar, milyonlarca emekçinin ve emeklinin geçim mücadelesini yok sayan, halkın yükünü daha da ağırlaştıran bir anlayışın ürünüdür” dedi.
Karasu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı veriler ile vatandaşın günlük yaşamındaki fiyat artışları arasında büyük fark bulunduğuna dikkat çekerek, “Resmî verilerde gösterilen oranlar, mutfaktaki yangını gizlemeye yetmiyor. Elektrikten doğalgaza, gıdadan kiraya kadar her kalemdeki artış, memurun ve emeklinin cebini eritiyor. Açlık sınırının altında kalan maaşlarla insanları hayatta tutmak mümkün değildir. Rakam oyunlarıyla gerçeği perdelemek, vatandaşın umudunu çalmaktır” ifadelerini kullandı.
“Adil ve Gerçekçi Zam Olmadan Refah Sağlanamaz”
Karasu, açıklamasında memur ve emeklilerin alım gücünün her geçen gün düştüğünü belirterek, “Teklif edilen zam oranları, sadece bugünkü sıkıntıyı değil, gelecek yılların da yoksulluk tablosunu şimdiden çiziyor. Yüzde 10+6 veya yüzde 4+4 gibi oranlar, hayat pahalılığının çok gerisinde kalıyor. Bu şartlarda ne çalışan kesimin ne de emeklilerin refah seviyesinden bahsedilebilir. Adil ve gerçekçi bir düzenleme yapılmadan halkın yüzünün gülmesi imkânsızdır” dedi.
Memur sendikalarının taleplerinin sadece kendi üyelerinin değil, tüm toplumun yaşam standartlarını ilgilendirdiğini vurgulayan Karasu, “Sivas’ta öğretmeninden hemşiresine, polisinden memuruna kadar herkes aynı sıkıntıyı yaşıyor. Artık iktidar, TÜİK verileriyle oluşturulan sanal tablolar üzerinden değil, halkın yaşadığı ekonomik yıkımı dikkate alarak karar almak zorundadır. Biz İYİ Parti olarak, halkın alım gücünü koruyacak, emeğin hakkını teslim edecek her adımın arkasındayız” sözleriyle açıklamasını tamamladı.