|
Tweet |
Yaklaşık 15 yıldır Aliağa’da yaşadığını ve özel sektörde mavi yakalı olarak çalıştığını ifade eden Eryılmaz, siyaseti masa başından değil, hayatın içinden yaptığını vurguladı. “Ben işçiyim, mavi yakalıyım. İşçinin, emeklinin, esnafın ne yaşadığını bilerek konuşuyorum. Çünkü aynı hayatı yaşıyorum” diye konuştu.
“ALİAĞA, EGE’NİN EN BÜYÜK İŞÇİ HAVZALARINDAN BİRİ”
Aliağa’nın sanayi yapısına dikkat çeken Eryılmaz, bölgenin Ege’nin en önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu söyledi. “Demir-çelik, petrokimya, rafineri, limanlar… Aliağa tam anlamıyla bir işçi havzasıdır. Binlerce emekçi burada alın teri döküyor. Ben de bu insanların arasındayım” ifadelerini kullandı.
Bu durumun siyaset anlayışını doğrudan şekillendirdiğini belirten Eryılmaz, “Her gün farklı kesimlerden insanlarla bir aradayız. Geçim derdini de görüyoruz, umutsuzluğu da. Bu, siyaseti besleyen en gerçek kaynaktır” dedi.
“HALKIN ORTAK DERDİ EKONOMİ”
Yeniden Refah Partisi’nin saha çalışmalarına da değinen Eryılmaz, Anadolu Buluşmaları kapsamında düzenli olarak esnaf ve hane ziyaretleri yaptıklarını söyledi. “Her cumartesi sahadayız. Ev ev, dükkân dükkân geziyoruz. Gittiğimiz her yerde konuşulan tek başlık ekonomi. İnsanlar çalışıyor ama ay sonunu getiremiyor” diye konuştu.
Aliağa’nın kozmopolit yapısına dikkat çeken Eryılmaz, farklı şehirlerden gelen işçilerin artan yaşam maliyetleriyle karşı karşıya kaldığını belirtti. “Buraya gelenler Aliağa’yı kendi memleketlerindeki şartlarda sanıyor ama gerçek çok farklı. Hayat pahalı, kiralar yüksek, geçim zor” dedi.
“BU SÖZLER SAHADAN GELİYOR”
Açıklamasını güçlü bir vurgu ile tamamlayan Eryılmaz, “Ben bu sözleri bir rapordan okumuyorum. Yaşadığım, gördüğüm, içinde olduğum hayatı anlatıyorum. İşçiyi, emekliyi, asgari ücretliyi temsil etmeye çalışıyorum. Siyaset böyle yapılır” ifadelerini kullandı.