|
Tweet |
Baydar, Şanlıurfa’da sahada yürüttükleri temaslarda bu talebin açık şekilde hissedildiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
“İnsanlarımız bir işi çözebilmek için aracılık ya da referans aramak zorunda kalmak istemiyor. Hak ederek ilerlemek, emeğinin karşılığını almak istiyor. Bu ülkede liyakat güçlendirilmedikçe üretim de adalet de sürdürülemez.”
Türkiye siyasetinin yıllardır korkular ve kutuplaşmalar üzerinden yürütüldüğünü dile getiren Baydar, bunun ülkeye zaman kaybettirdiğini belirterek çözümün yeni bir siyaset dilinde olduğunu söyledi:
“Vatandaşın önüne sürekli aynı iki seçenek konuluyor ama sorunlar olduğu yerde duruyor. Biz kaygıların değil, projelerin konuşulduğu bir siyasi iklim istiyoruz. Hukuku önceleyen, programı olan ve topluma saygıyla yaklaşan bir siyaset anlayışı gereklidir.”
Şanlıurfa’nın genç nüfus, tarım ve kültürel zenginlik bakımından önemli bir kapasiteye sahip olduğuna dikkat çeken Baydar, özellikle genç istihdamı ile tarımsal verimliliğin artırılması alanlarında ciddi adımlar atılması gerektiğine işaret etti. Baydar açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Şanlıurfa doğru politikalarla hem üretimin hem kültürün hem de girişimciliğin merkezi olabilir. Biz emeğin değer gördüğü, liyakatın geçerli olduğu ve hukukun herkes için işlediği bir düzen için çalışmaya devam edeceğiz. Şanlıurfa’nın da Türkiye’nin de buna ihtiyacı var.”