|
Tweet |
Üstün, ekonomik başarı söylemlerinin gerçek hayatla çeliştiğine dikkat çekerek, “Rakamlar olumlu olabilir; fakat insan yüzündeki kaygı bize gerçeği söyler” ifadelerini kullandı.
“Ekonomide Başarı, Emekliyi İstatistikten Çıkarmakla Başlar”
Mustafa Üstün, emeklilerin ekonomik sistemin dışına itildiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bugün pazara çıktığınızda, eczaneye girdiğinizde, kira kontratlarını gördüğünüzde durum nettir. Emekli artık sadece ‘kaç lira zam’ değil, ‘bu parayla nasıl yaşayacağım’ sorusuyla yaşıyor. Ekonomide gerçek başarı, en kırılgan grupların nefes alabildiği bir düzen kurmaktan geçer. Emekliyi istatistik tablosunun dip notuna sıkıştırdığınız sürece başarı söylemi inandırıcı olmaz.”
Üstün, özel sektörün de bu tabloyu yakından gözlemlediğini belirterek, “Üretim, tüketim ve ticaret bir zincirdir. Emekli tüketemezse piyasa daralır; piyasa daralırsa üretim zinciri bozulur. Bu tablo tüm ekonomiyi etkiler” dedi.
“Onurlu Yaşam Bir Lüks Değil, Çalışmış Ömrün Doğal Karşılığıdır”
Mustafa Üstün konuşmasının devamında, emekli kesimin onurlu bir yaşam talebinin ekonomik değil, insani bir talep olduğunu vurguladı:
“Emekliler yıllarca bu ülkenin tezgâhında, masasında, tarlasında, ofisinde, atölyesinde alın teri döktü. Bugün onların yaşam mücadelesi vermesi vicdani değildir. Emeklilik dönemi hayata tutunma mücadelesi değil, yaşamın tadını çıkarma dönemidir. Bu yüzden onurlu yaşam bir lüks değil, çalışmış ömrün doğal karşılığıdır.”
Üstün son olarak, sosyal devlet sorumluluğuna da dikkat çekerek şu sözlerle açıklamasını tamamladı:
“Ülkenin üretim gücü özel sektörle, sosyal gücü ise devletle ölçülür. Türkiye’nin hem güçlü üretim hem de güçlü sosyal devlet modeline ihtiyacı var. Bunu sağladığımızda emeklilerimiz mutlu olur, toplum huzur bulur, ekonomi ise kendiliğinden güçlenir.”