|
Tweet |
İç Piyasa: Güven ve İstikrar Arayışı
Üstün, iç piyasada güven sorununun derinleştiğini vurguladı. Tahsilat zorluklarının ve sermaye akışındaki daralmanın, ticaretin sürdürülebilirliğini zorladığını belirtti. “Üretici belirsizlikten çekiniyor, tüketici geleceğe dair kaygı duyuyor. Bu güven boşluğu kapatılmadan iç piyasada kalıcı bir canlılık sağlanamaz” dedi.
İhracat: Katma Değer ve Marka Gücü
Türkiye’nin ihracatta hâlâ düşük katma değerli ürünlere dayalı bir yapıda olduğunu söyleyen Üstün, bu yaklaşımın ülkeyi küresel rekabet karşısında zayıf bıraktığını ifade etti. Yüksek teknolojiye dayalı üretim, çevre dostu süreçler ve güçlü marka değeri ile dış pazarlara açılmanın artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunun altını çizdi. “Küresel ekonomide ayakta kalmak isteyen ülkeler, yalnızca ürün değil; marka, kalite ve güven satar” diye konuştu.
Yapısal Reformların Önemi
Üstün, ekonomik yapının kalıcı güçlenmesi için yapısal reformların şart olduğuna dikkat çekti. Vergi sisteminin sadeleştirilmesi, KOBİ’lerin finansmana daha rahat erişebilmesi, gümrük süreçlerinin hızlandırılması ve dijitalleşme adımlarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Devlet, sadece denetleyen değil, yönlendiren ve stratejik hedef koyan bir aktör olmalıdır” dedi.
Mustafa Üstün, iklim krizi ve enerji dönüşümünün ticaret politikalarında yeni bir paradigma yarattığını hatırlatarak, Türkiye’nin bu alanda da hazırlık yapması gerektiğini söyledi. Yenilenebilir enerji kaynakları, yeşil üretim ve karbon ayak izi azaltma konularında atılacak adımların, yalnızca çevresel değil, ekonomik fayda da sağlayacağını belirtti. “Geleceğin ticaretinde çevreye duyarlılık ve sürdürülebilirlik, rekabetin temel kriteri olacaktır” ifadelerini kullandı.
Dizayn 35’in Rolü ve Vizyonu
Dizayn 35 olarak yalnızca ticari kârı değil, ülkenin marka değerini de artırmayı hedeflediklerini söyleyen Üstün, “Biz sadece ürün değil, aynı zamanda değer ve güven ihraç ediyoruz. Türkiye’nin potansiyelini küresel arenada temsil etmek en büyük misyonumuzdur” dedi.
Üstün, Türkiye’nin genç nüfusu, stratejik coğrafi konumu ve üretim kapasitesiyle büyük bir avantaja sahip olduğunu, ancak bu avantajların doğru politikalarla desteklenmediği sürece heba edileceğini kaydetti. “Ekonomik kalkınmanın yolu, günübirlik çözümler değil, geleceğe yön verecek cesur adımlardan geçmektedir” diyerek sözlerini tamamladı.