|
Tweet |
Mutlutürk, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle defalarca yüzleşmiş bir ülke olduğunu hatırlatarak, özellikle Erzincan gibi yüksek deprem riski taşıyan bir şehirde, kamuya ait bir projede deprem izolatörü gibi hayati bir unsurun ihale sonrasında devre dışı bırakılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu kararın, kamu güvenliğini ve vatandaşların can emniyetini doğrudan ilgilendirdiğini belirtti.
“Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik Şarttır”
İhale şartnamesine açıkça konulmuş bir maddenin, süreç tamamlandıktan sonra hangi gerekçeyle iptal edildiğinin kamuoyuna net bir şekilde açıklanması gerektiğini söyleyen Mutlutürk, “Bu tür değişiklikler teknik zorunluluktan mı kaynaklanmıştır, yoksa maliyet hesabı mı ön plana alınmıştır? Eğer maliyet gerekçesiyle böyle bir adım atıldıysa, insan hayatı hangi noktada ikinci plana itilmiştir?” sorularını yöneltti.
Mutlutürk, kamu projelerinde sonradan yapılan bu tür değişikliklerin, hem ihale mevzuatına hem de kamu yönetiminde şeffaflık ilkesine zarar verdiğini ifade ederek, ilgili kurumları açık ve tatmin edici bir açıklama yapmaya davet etti.
“Erzincan’ın Güvenliği Pazarlık Konusu Olamaz”
Açıklamasında Erzincan’ın geçmişte yaşadığı büyük depremleri hatırlatan Mutlutürk, “Bu şehir acılarıyla hafızası güçlü bir şehirdir. Deprem izolatörü gibi hayati bir güvenlik unsurunun, bir proje üzerinden sessizce çıkarılması, Erzincan halkının güven duygusunu zedelemektedir. Erzincan’ın güvenliği hiçbir koşulda pazarlık konusu yapılamaz” dedi.
Yeniden Refah Partisi olarak sürecin takipçisi olacaklarını belirten Recep Mutlutürk, ilgili tüm kurumları sorumluluk almaya, kamuoyunu doğru bilgilendirmeye ve benzer uygulamaların tekrar etmemesi için gerekli adımları atmaya çağırdı.