|
Tweet |
Onat, “Her vahim olaydan sonra ‘bu son olsun’ diyoruz ama ertesi gün yeni bir acıyla uyanıyoruz. Çünkü meseleye yalnızca bir penceren bakılıyor; oysa sorunun ekonomik, sosyolojik, ahlaki ve eğitsel boyutları birlikte ele alınmak zorunda,” dedi.
“BİZDEN OLAN – OLMAYAN” ANLAYIŞI ÇÖZÜMÜ ENGELLİYOR
Onat, mevcut yönetim tarzının toplumsal sorunları daha da derinleştirdiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Türkiye’de siyaset her meseleyi ‘bizden olan – olmayan’ ayrımıyla ele alıyor. Oysa bir konuyu çözmek istiyorsanız herkesin fikrine açık olmanız gerekir. Akademisyen, psikolog, hukukçu, sosyolog, gençlik örgütleri, kadın kuruluşları masaya birlikte oturmalı. ‘Biz biliriz’ anlayışıyla ülke yönetilmeye devam edildikçe sorunlar büyüyor, şiddet artıyor, aile yapısı çöküyor.”
“KADIN DA EZİLMEYECEK, ERKEK DE EZİLMEYECEK”
Onat, kadın cinayetlerinin temelinde yalnızca ekonomik değil, ahlaki ve toplumsal bozulmaların da bulunduğunu belirterek, adalet mekanizmasının dengeli işletilmesi gerektiğini ifade etti:
“Kadının beyanı esastır diyerek erkekleri toptan suçlu ilan etmek çözüm değil. Aynı şekilde kadınların korunmadığı bir düzen de adalet üretemez. Kadın da ezilmeyecek, erkek de ezilmeyecek. Eğitim sisteminden aile politikalarına kadar her alanda yeniden inşa süreci başlatılmalıdır.”
“KİBİR BU ÜLKEYİ YÖNETEMEZ HALE GETİRDİ”
Onat, yerel yönetimlerde ve genel siyasette yıllardır süren kibirli yaklaşımın topluma ağır bedeller ödettiğini vurguladı:
“Kocasinan’da bir kavşakta bile her gün kaza oluyor. Çünkü akıllı kavşakları yaparken kimsenin fikrini almıyorlar. Biz Saadet Partisi olarak trafik, eğitim, gençlik, sosyal politikalar gibi her alanda çalıştaylar yapıyor, çözüm üretiyoruz. Gelin birlikte yapalım diyoruz; ama kibir izin vermiyor. Kibirle yönetilen düzen, vatandaşı da, şehri de, ülkeyi de çökertiyor.”
“SADECE DAL BUDAYARAK SORUN ÇÖZÜLMEZ: KÖKLERE İNMEK ZORUNDAYIZ”
Onat, Türkiye’deki cinayet ve intihar vakalarının ardında yatan temel sebeplerin uzun yıllardır ihmal edildiğini söyleyerek sözlerini tamamladı:
“Bugün her alanda sorun patlıyor çünkü kökleri sağlam olmayan bir düzenin üzerinde yaşıyoruz. Eğitim sistemi bozuk, manevi zemin zayıf, ekonomi kırılgan. Böyle bir tabloda şiddet de artıyor, toplumsal huzur da kayboluyor. Erik ağacından elma olmaz; yanlış düzen doğru sonuç üretmez. Türkiye’nin adaletli, şeffaf, liyakate dayalı yeni bir düzene ihtiyacı var.”