|
Tweet |
Uzun, tarım arazisinde başlayıp kısa sürede ormana ve ardından konutlara sıçrayan yangının, riskli bölgelerde yeterli hazırlık yapılmadığını ortaya koyduğunu belirtti. “Yangın koridorları oluşturulmuş, erken uyarı sistemleri devreye alınmış olsaydı, Güzelyalı’daki evler, işletmeler ve halkımız bu kadar büyük bir tehlike altında kalmazdı” dedi.
“Aynı Gün Birçok Yangın”
Uzun, Kepez yangını devam ederken ülkenin farklı noktalarında da benzer felaketlerin yaşandığını hatırlattı:
Ayvacık (Çanakkale): Çöplükte başlayıp ormana sıçrayan yangın.
Bolu / Mudurnu: Ormanlık alanda çıkan ve havadan-karadan müdahale gerektiren yangın.
Manisa / Soma: Devlet hastanesi yakınındaki orman yangını nedeniyle bir gözaltı.
Çatalca (İstanbul): Otluk alanda başlayıp rüzgârın etkisiyle büyüyen yangın.
“Karabük ve Çevresi de Risk Altında”
Sebahattin Uzun, Karabük’ün geniş orman varlığına, doğal parklarına ve kırsal yerleşimlerine dikkat çekerek, “Bölgemiz, yaz aylarında artan sıcaklık ve kuraklık nedeniyle ciddi yangın riski taşıyor. Orman köyleri, turizm bölgeleri ve tarım alanları için özel bir yangın risk haritası çıkarılmalı ve yerel müdahale kapasitesi güçlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.
“İklim Krizi Tek Başına Sebep Değil”
Uzun, iklim değişikliğinin yangın riskini artıran önemli bir faktör olduğunu, ancak asıl problemin buna hazırlıksız yakalanmak olduğunu vurguladı. “Her yaz aynı manzaralarla karşılaşıyorsak, bu artık doğanın değil, afet yönetim anlayışının sorunudur. Erken uyarı, yerel gönüllü ekipler ve sürekli denetim olmadan bu felaketlerin önüne geçilemez” dedi.
Sebahattin Uzun açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Kepez yangını, afetlere karşı hazırlığın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtladı. Biz Anahtar Parti olarak, Karabük’te ve tüm ülkede doğayı, insan yaşamını ve ekonomik düzeni koruyacak kalıcı politikalar için mücadele edeceğiz. Doğayı korumak, gelecek nesillere verilen en önemli sözdür.”