|
Tweet |
Bülbül, Mehmet Murat Çalık’ın ikinci kez ameliyat geçirdiğini, ciddi bir hastalık öyküsüne sahip olduğunu ve bağışıklık sisteminin son derece kırılgan olduğunu hatırlatarak, buna rağmen sevk ve tutukluluk sürecinin tedavi sürekliliği ve yaşam hakkı gözetilmeden yürütülmesini kabul edilemez olarak nitelendirdi.
“TUTUKLULUK, HAYATI TEHLİKEYE ATAN BİR CEZAYA DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ”
Süleyman Bülbül, tutukluluğun bir cezalandırma aracı olmadığının altını çizerek, “Bir insanın yaşam hakkını belirsizliğe, ihmale ve riske terk edemezsiniz. Tutukluluk, insanın hayatına mal olacak bir cezaya dönüştürülemez” ifadelerini kullandı.
“BU UYGULAMA DÜŞMAN CEZA HUKUKUDUR”
Yaşanan sevk uygulamalarını sert sözlerle eleştiren Bülbül, “Bir insanı hastane hastane süründürmek, tıbbi geçmişini yok saymak ve onam almadan sevk dayatmak, açıkça düşman ceza hukuku pratiğidir. Devletin görevi gözetimi altındaki insanı yaşatmak ve korumaktır” dedi.
“BU ZULMÜ MEŞRULAŞTIRMALARINA İZİN VERMEYECEĞİZ”
Açıklamasında iktidara da tepki gösteren Bülbül, “AKP’nin kendisinden olmayana reva gördüğü zulmü, siyasallaşmış yargı eliyle meşrulaştırmasına müsaade etmeyeceğiz. Mehmet Murat Çalık’ın yaşam hakkı kimsenin siyasi, idari ya da bürokratik keyfine teslim edilemez” şeklinde konuştu.
“DERHAL TAHLİYE EDİLMELİDİR”
Süleyman Bülbül, açıklamasını net bir çağrıyla tamamlayarak, “Mehmet Murat Çalık’ın yaşam hakkı pazarlık konusu değildir. Bu nedenle derhal tahliye edilmelidir” ifadelerini kullandı.