|
Tweet |
“AVUKAT-MÜVEKKİL GÖRÜŞMESİNE MÜDAHALE DİKTATÖR REJİM PRATİĞİDİR”
Cumhuriyet Halk Partisi Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, avukatın müvekkiliyle yaptığı görüşmenin izlenmesi ya da sınırlandırılmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını belirtti. Görüşmelerin süre, yer ve güvenlik gerekçeleriyle daraltılması; gözaltı aşamasında avukata erişimin fiilen engellenmesi; görüşme sıklığının sınırlandırılması ve avukat seçme özgürlüğünün ortadan kaldırılarak zorunlu müdafilik dayatılması gibi uygulamaların kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Süleyman Bülbül, bu tür düzenlemelerin savunma hakkını zayıflattığını ve yargılamanın bütünlüğünü ortadan kaldırdığını ifade etti.
“ANAYASA VE ULUSLARARASI SÖZLEŞMELER AÇIKTIR”
Cumhuriyet Halk Partisi Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Anayasa’nın 36’ncı maddesinin hak arama hürriyetini güvence altına aldığını hatırlattı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesi ve AİHM içtihatlarının da müdafi yardımından etkin biçimde yararlanma hakkını yargılamanın kurucu unsuru olarak gördüğünü belirtti.
Türkiye’nin taraf olduğu Havana Kuralları olarak bilinen Avukatların Rolüne Dair Temel İlkeler’de, müvekkil ile serbestçe ve gizli görüşme hakkının açıkça güvence altına alındığını kaydeden Bülbül, herkesin kendi seçtiği avukatla temsil edilme hakkının temel bir hukuk ilkesi olduğunu ifade etti.
“SAVUNMAYI SUÇ GİBİ GÖSTERMEK KORKU İKLİMİ YARATMAKTIR”
Cumhuriyet Halk Partisi Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, savunma hakkını örgüt faaliyeti gibi sunan, avukatlık mesleğini şüpheli bir kategoriye yerleştiren ve terör kavramını siyasal rekabeti bastırma aracına dönüştüren yaklaşımın hukuk devletiyle bağdaşmadığını dile getirdi.
Süleyman Bülbül, savunma hakkının kısıtlanmasının yalnızca bireyleri değil, toplumun tamamını ilgilendirdiğini belirterek, “Savunma hakkını zayıflatan her adım, adalet sistemini çökertir. Bu yaklaşım kesinlikle kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.