![]() |
Tweet |
Kadına yönelik şiddetin, toplumun en önemli meselelerinden biri olduğunu vurgulayan Gömüç, “Kadın cinayetleri ve şiddet, sadece kadınların değil, tüm toplumun sorunudur. Her kadının yaşam hakkı kutsaldır. Bu sorunu çözmek, sadece yasalarla değil, toplumun tüm bireylerinin sorumluluğunda bir konu olmalıdır. Kadına şiddetle mücadele etmek, hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.
“Eğitim, Kadına Şiddetle Mücadelede Temel Anahtardır”
Kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılmasında eğitim sisteminin kritik bir rol oynadığını belirten Taşkın Gömüç, “Eğitim, kadına şiddetin önlenmesinin en güçlü aracıdır. Toplumda her birey, kadına saygı ve eşitlik bilinciyle yetiştirilmelidir. Bu bilinci çocuklarımıza ve gençlerimize aşılamak, şiddetin köklerinden çözülmesine yardımcı olacaktır” diye konuştu.
“Medya, Kadına Şiddetle Mücadelede Daha Etkin Rol Oynamalıdır”
Medyanın kadına yönelik şiddet konusunda daha sorumlu bir dil kullanması gerektiğini ifade eden Gömüç, “Kadına yönelik şiddet ve cinayetler, medya aracılığıyla daha fazla duyulmakta ancak bazen normalleştirilmektedir. Şiddet, kimi zaman meşrulaştıran bir dil ile yayımlanıyor. Medyanın, şiddeti teşvik etmek yerine şiddetin ortadan kaldırılması için toplumsal bir farkındalık yaratması gerekmektedir” dedi.
“İstanbul Sözleşmesi’nin Feshi, Kadın Hakları İçin Geriye Dönüştür”
İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin kadın hakları açısından büyük bir geriye dönüş olduğunu belirten Gömüç, “Kadına yönelik şiddetle mücadelede, İstanbul Sözleşmesi bir dönüm noktasıydı. Bu sözleşme, kadının haklarını korumak ve şiddete karşı güvenceler oluşturmak için önemli bir adımdı. Ancak bu sözleşmenin feshedilmesi, kadınların korunmasız kalmasına yol açtı. Kadına yönelik şiddetle mücadele, sadece hukuki düzenlemelerle değil, toplumsal bir iradeyle çözülmesi gereken bir meseledir” dedi.
“Kadınların Güvenliği İçin Toplumsal Dayanışma Gerekiyor”
Son olarak, Taşkın Gömüç, kadınların güvenliğini sağlamak ve şiddetle mücadele etmek için toplumsal dayanışmanın önemini vurguladı: “Kadına yönelik şiddetle mücadelede sadece yasalarla değil, tüm toplumun katkısı gerekmektedir. Hep birlikte, kadınlarımızı şiddet ve ayrımcılıktan korumalıyız. Anahtar Parti olarak, kadınların haklarını savunmaya ve şiddete karşı durmaya kararlıyız.”