|
Tweet |
Yılmaz, hükümetin enflasyon ve ekonomi söylemlerinin sokakta karşılık bulmadığını ifade ederek, “İnsanlar artık istatistik değil, geçim konuşuyor” ifadelerini kullandı.
“Ümraniye’nin Pazarında Gerçek Görünür, Makro Veride Gizlenmez”
Tekin Yılmaz, düzenlemelerin toplumdaki ekonomik kırılganlığı hafifletmediğini vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ümraniye’nin semt pazarına, marketine, eczanesine girdiğinizde tablo çok nettir. Emekli aldığı maaşla kirayı mı ödeyecek, mutfağı mı dolduracak, yoksa torununa mı harçlık verecek? Açıklanan rakamlar bu soruya cevap vermiyor. İnsanımız ayın ilk haftasında parasız kalıyorsa ortada başarı değil, ciddi bir yönetim problemi vardır.”
Yılmaz, birçok emeklinin artık zam oranlarını değil, ay sonunu nasıl getireceğini düşündüğünü belirterek, “Bir ülkenin refahı, en kırılgan kesimlerinin yüzündeki endişede okunur” dedi.
“Devlet, Bir Ömrü Çalışmış Kişiyi Hayatın Kıyısına İtemez”
Açıklamasının devamında sosyal devlet vurgusu yapan Yılmaz, ekonomik düzenlemelerin yalnızca bütçe dengesiyle değil, toplumun onuruyla da ölçülmesi gerektiğini ifade etti:
“Emeklilerimiz bu ülkenin hafızasıdır. Onların geçim derdiyle sınandığı bir tabloda kimse kalkıp başarı hikâyesi anlatamaz. Eğer açıklanan rakamlarla yaşamak mümkünse bunu önce bu rakamları açıklayanlar göstermelidir. Hepimiz biliyoruz ki bu yalnızca bir söylemdir. Devlet, bir ömrünü çalışarak geçirmiş insanını hayatın kıyısına itemez.”
Anahtar Parti’nin yaklaşımını da özetleyen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Biz üretim, adil paylaşım ve sosyal güvence diyoruz. Emekliye verilen değer, devletin ahlaki duruşudur. Ümraniye’de de Türkiye’nin her yerinde de adalet ve huzur istememizin nedeni budur. Emeklilerimizin geçim savaşı bitmediği sürece bu ülke vicdanını rahatlatamaz.”