|
Tweet |
Türkiye İttifakı Cumhurbaşkanı adayı İrfan Uzun, araçlarda sonradan takılan ekran ve ses sistemlerine yönelik yapılan açıklamalar ve uygulamalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Uzun, devletin ithalatına izin verilen ve vergisi alınan ürünlerin daha sonra yasaklanmasının vatandaş ile devlet kurumlarını karşı karşıya getirdiğini ifade etti.
“Devlet İzin Verdiği Ürünü Sonradan Yasaklıyorsa Bunun Sonuçlarını Düşünmelidir”
İrfan Uzun açıklamasında, Türkiye’ye ithal edilen birçok ürünün gümrükten geçerek vergilerinin ödendiğini ve devletin onayıyla piyasaya girdiğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Devlet bir ürünü ülkeye sokuyor, vergisini alıyor; sonra vatandaşa ‘sök’ diyor. Böyle hukuk olur mu? Bu ürünler gümrükten geçti, ithalatına izin verildi ve vergileri ödendi. Ardından bu ürünleri satan firmalar kuruldu, esnaflar dükkân açtı, kira ödedi ve personel çalıştırdı.”
“Vatandaş ile Polis Karşı Karşıya Getirilmemeli”
Araçlara sonradan takılan ekran ve ses sistemlerinin sökülmesi yönünde yapılan tavsiyelerin sahada yanlış anlaşılmalara yol açtığını belirten Uzun, vatandaşların çoğu zaman cezalarla karşılaştığında sorumluluğu polislerde gördüğünü söyledi.
Uzun, “Vatandaş bu cezalarla karşılaşınca polisi sorumlu zannediyor. Oysa polis kanun yapmaz; polis yalnızca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çıkardığı kanunları uygular. Eğer ortada bir sorun varsa bunun adresi sokaktaki polis değil, o kanunları çıkaran hükümettir” dedi.
“Hukuk Devleti Vatandaşın Zararını Gözetir”
İrfan Uzun, devletin ithalatına izin verdiği bir ürünün daha sonra yasaklanması durumunda vatandaşın uğrayacağı zararın da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.
“Devlet bir ürünü ülkeye sokmasına izin verip vergisini aldıysa, daha sonra kanun değiştirip yasakladığında vatandaşın zararını düşünmek zorundadır. Hukuk devletinde kural budur” ifadelerini kullandı.
“Meclis Vatandaş ile Devleti Karşı Karşıya Getirmemeli”
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çağrıda bulunan Uzun, çıkarılan kanunların toplum üzerindeki etkilerinin iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Vatandaş ile devleti karşı karşıya getirmeyin. Çıkarılan bir kanun bazen tek bir kişiyi değil; binlerce esnafı, yüz binlerce araç sahibini ve gençlerin hayallerini etkiler. Devletin görevi vatandaşını zor durumda bırakmak değil, vatandaşın hayatını kolaylaştırmaktır” dedi.