|
Tweet |
ÇİFTÇİ KAZANMALI
Mazot, gübre, tohum, yem, ilaç, enerji ve sulama giderlerinin üretici üzerindeki yükünün azaltılması gerektiğini belirten Uzun, çiftçinin emeğinin karşılığını alabileceği sürdürülebilir bir tarım politikasına ihtiyaç olduğunu söyledi.
Uzun şunları söyledi:
“Çiftçimiz daha tarlasına tohum atmadan ciddi maliyetlerle karşılaşıyor. Aylarca çalışıyor, risk alıyor, borçlanıyor ancak hasat zamanı ne kazanacağını bilmiyor. Üretici her sezon ‘Bu yıl eksem mi, ekmesem mi?’ diye düşünüyorsa burada çözmemiz gereken ciddi bir sorun vardır.”
ÜRETİCİ ÖNÜNÜ GÖRMELİ
Tarımsal desteklerin üretim başlamadan önce açıklanmasının ve çiftçinin ürününü hangi şartlarda değerlendirebileceğini öngörebilmesinin önemine dikkat çeken Uzun, üretim planlamasının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Çiftçiye yalnızca ‘Üret’ demek yetmez. Ne ekeceğini, maliyetini nasıl karşılayacağını ve ürününü nasıl değerlendireceğini bilmesini sağlamalıyız. Destekler zamanında verilmeli, üreticinin pazara erişimi güçlendirilmeli ve emeğinin karşılığını alacağı şartlar oluşturulmalıdır.”
TARIM MİLLÎ MESELEDİR
Türkiye’nin verimli topraklarını ve tarımsal üretim kapasitesini koruması gerektiğini vurgulayan Uzun, sözlerini şöyle tamamladı:
“Tarım yalnızca çiftçinin meselesi değildir. Soframızdaki ekmekten sebzeye, sütten ete kadar temel ihtiyaçlarımızın güvencesidir.
Gençlerimizi yeniden tarıma yönlendirmeli, teknolojiyle üretimi buluşturmalı ve köylerimizin boşalmasının önüne geçmeliyiz. Kendi toprağında üretmeyen bir ülkenin gıda güvenliğini sağlaması giderek zorlaşır.
Çiftçimizin tarlada kalmasını sağlayacağız. Üreten çiftçi kazanacak, tüketici güvenli gıdaya ulaşacak, Türkiye kendi üretim gücüne sahip çıkacak. Çünkü çiftçi üretimden koparsa Türkiye kaybeder.”