|
Tweet |
Karasu, yaşananların “devlet otoritesini ve milli iradeyi hedef alan bilinçli bir hamle” olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Türk bayrağı, devletimizin hükümranlık sembolüdür. Ona uzanan el, doğrudan bu milletin iradesine uzanmıştır. Bu girişim ne masumdur ne de rastlantısaldır. Bayrağa uzanan elin hesabını bu millet sorar.”
Olayların siyasi manipülasyon boyutuna da değinen Karasu, toplumsal tansiyonun bilinçli biçimde yükseltildiğini ifade etti:
“Sınır hattındaki provokasyonların hedefi açıktır: Kamuoyunu yönlendirmek ve ülkenin iç huzurunu sabote etmek. Ancak Türkiye’nin siyasi olgunluğu ve devlet refleksi buna müsaade etmez.”
Karasu ayrıca devlet kurumlarının sorumluluğuna işaret ederek sert bir çağrıda bulundu:
“Bu tür provokasyonlarda devletin refleksi tereddütsüz ve güçlü olmalıdır. Genelkurmay Başkanı ve Millî Savunma Bakanı sorumluluk makamındadır. Eğer bu ülkenin bayrağı korunamıyorsa, bu makamlar boş yere işgal ediliyor demektir. Gereği yapılmalı, istifa müessesesi işletilmelidir.”
Karasu açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı:
“Sivas’tan Mardin’e, Edirne’den Iğdır’a kadar bu bayrağın anlamı tektir. Ay-yıldızlı bayrağımızın itibarı pazarlık konusu yapılamaz, indirilemez, kirletilemez. Bunu herkes bilerek davranmalıdır.”