|
Tweet |
Bu artışın yalnızca yaklaşık 4 milyon emekliyi doğrudan ilgilendirdiğini vurgulayan Çetinkaya, geri kalan 13 milyon emeklinin ise aynı düzenlemenin dışında bırakıldığını belirtti.
TABAN MAAŞ VARSA, TÜM EMEKLİLER İÇİN YENİ HESAPLAMA ŞARTTIR
Çetinkaya, “Eğer devlet taban maaşı 20 bin lira olarak belirliyorsa, bu sadece bir grup emekli için değil, tüm emekliler için yeni bir referans olmak zorundadır” dedi.
“Kök maaş” üzerinden yapılan hesaplamaların artık sürdürülemez hale geldiğini ifade eden Çetinkaya, intibak düzenlemesinin zorunlu olduğunu vurguladı.
“Tabanı 20 bin liraya koyup, diğer emeklileri bunun dışında tutamazsınız. Bu, açık bir eşitsizliktir. Tüm emeklilerin maaşları bu yeni tabana göre yeniden düzenlenmelidir” ifadelerini kullandı.
ENFLASYON RAKAMLARI KENDİ İÇİNDE ÇELİŞİYOR
Resmî verilerdeki tutarsızlıklara da dikkat çeken Çetinkaya, TÜİK’in açıkladığı %30,89’luk enflasyon oranı ile %25,49 olarak belirlenen yeniden değerleme oranının birbiriyle çeliştiğini söyledi.
Buna karşın, 2026 yılı için harçlara ve motorlu taşıtlar vergisine %18,95 oranında zam yapılmasının, devletin fiilen kabul ettiği enflasyonun çok daha yüksek olduğunu gösterdiğini belirtti.
“Bir yandan ‘enflasyon düşüyor’ deniyor, diğer yandan vergi ve harç artışlarıyla enflasyon daha baştan ilan ediliyor. Bu tablo, vatandaşın algısıyla değil, bizzat devletin kendi rakamlarıyla çelişiyor” dedi.
‘ENFLASYON %20’NİN ALTINDA’ SÖYLEMİ İNANDIRICILIĞINI YİTİRMİŞTİR
Çetinkaya, açıklanan veriler ışığında artık düşük enflasyon söyleminin karşılığı kalmadığını vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Harçlara, vergilere, motorlu taşıtlar vergisine yapılan artışlar ortadayken, kimse Türkiye’de enflasyonun %20’nin altına düştüğünü iddia edemez. Söylenebilir ama kimse buna inanmaz.”
BÜTÇE AÇIĞI GERÇEĞİ GÖZ ARDI EDİLİYOR
Bütçe açıklarının da bu tablonun önemli bir parçası olduğunu belirten Çetinkaya, yapılan maaş artışlarının kalıcı bir refah sağlamaktan uzak olduğunu ifade etti.
“Bütçe açığı bu kadar büyümüşken, geçici artışlarla sorun çözülmüş gibi davranmak gerçekçi değildir. Asıl mesele adil, sürdürülebilir ve bütüncül bir gelir düzenlemesidir” dedi.